Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/13003 E. 2013/14312 K. 14.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13003
KARAR NO : 2013/14312
KARAR TARİHİ : 14.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.11.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.06.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_

Dava, önalım nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı vekili satış değerinin önalım hakkının engellenmesi için muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini ileri sürmüştür.
Davalı vekili, bedelde muvazaa yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, keşfen belirlenen 61.525,20 TL önalım bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
Somut olaya gelince; önalım davalarında satışa konu payın keşfen belirlenen değerinin resmi senette gösterilen değerden daha düşük olması bedelde muvazaa iddiasını ispatlamak için yeterli değildir. Ayrıca dinlenen davacı tanıklarının beyanları davacının iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı gibi davalı tanıkları da bedelde muvazaa yapılmadığını ifade etmişlerdir. Bu nedenle bedelde muvazaa iddiası ispatlanamadığından davacıya resmi senette gösterilen bedel ve giderleri depo etmek üzere süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 14.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.