YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12203
KARAR NO : 2013/12791
KARAR TARİHİ : 07.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından, ihtiyati tedbir istenen … aleyhine 30.03.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına dair verilen 08.05.2013 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Davacı vekilinin talebi üzerine mahkemece 03.04.2012 tarihinde taşınmazların devir ve temlikinin önlenmesi bakımından teminat mukabilinde ihtiyati tedbir konulmuş ise de davalı vekilinin talebi üzerine 08.05.2013 tarihli karar ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilerek davacı vekili tarafından tedbirin kaldırılması kararı temyiz edildiğinden davacının hak kaybına uğramaması için dava konusu bağımsız bölümler üzerine “davalıdır” şerhi konulmasına karar verildiği şeklinde tapu müdürlüğüne yazı yazılmıştır.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Uyuşmazlıkların çözümü için dava yolu tercih edildiğinde bu davaların belli bir yargılama süreci alacağı da bilinmektedir. İşte bu süreçte dava konusu hakkın elde edilmesini ortadan kaldıracak bir takım riskler söz konusu olabilir. Bu bağlamda da yargılama hukukunda kesin hukuki himaye sonucunun ortaya çıkmasına kadar yargılama öncesinde veya sonrasında meydana gelebilecek
tehlikelerden ve sakıncalardan davalı veya davacıyı hatta üçüncü kişiyi korumak için yargı organlarınca verilen geniş veya dar kapsamlı geçici hukuki himaye tedbirleri öngörülmüştür (EjderYılmaz, Geçici Hukuk Himaye Tedbirleri, Ankara 2001, C.I, s.32.). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir kurumu da geçici
hukuki himaye tedbirlerinden birisi hatta en sık başvurulanıdır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389. maddesi uyarınca; mevcut durumun değişmesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hale gelmesi ya da gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir.
Somut olayda; davacı 8156 ada 4 sayılı parselde kayıtlı A-1 blok 1 ve 2 no’lu 8670 ada 4 sayılı parselde A-1 blok 18 ve 21 bağımsız bölüm numaralı taşınmazlarla ilgili olarak tapu iptali tescil isteminde bulunmuştur. Yargılama aşamasında dava konusu taşınmazların üçüncü kişilere devredilmesi halinde hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale geleceğinden dava konusu olayda ihtiyati tedbir kararının kaldırılması yerinde değildir. Bu durumda ihtiyati tedbir kararının devam etmesi gerekir.
Açıklanan bu nedenle dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiş olması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına dair 2012/388-E sayılı 08.05.2013 tarihli ek kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 07.10.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.