Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/3502 E. 2021/9197 K. 27.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3502
KARAR NO : 2021/9197
KARAR TARİHİ : 27.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
ŞİKAYETÇİ : İçişleri Bakanlığı
SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/1072 nolu iddianamesi ile sanıklar …, … ve … hakkında görevi yaptırmamak için direnme, … hakkında kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından dava açıldığı,
Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/05/2014 tarih ve 2013/383 Esas, 2014/264 sayılı kararıyla;
1-Sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan 6000 TL, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 3000 TL adli para cezası verildiği,
2-Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanıklar …, … ve … hakkında ise beraat kararı verildiği, hükmün süresi içerisinde sanık … ve müdafii ile İçişleri Bakanlığı vekili tarafından temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 05/07/2019 tarihli tebliğname ile sanık … hakkında kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkeme hükmünün onanmasının, 03/06/2020 tarihli tebliğname ile tüm sanıklar için görevi yaptırmamak için direnme ve sanık … hakkında mala zarar verme suçları için İçişleri Bakanlığı vekilinin temyizi için de red ve bozmanın talep edildiği,
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23/12/2020 gün ve 2020/27505 Esas, 2020/16216 Karar sayılı ilamı ile;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyet, sanıklar …, … ve … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıkların üzerlerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçlarından doğrudan zarar görmeyen şikayetçi İçişleri Bakanlığı vekilinin davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığı cihetle; şikayetçi vekilinin temyiz istemlerinin CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekilin tüm sanıklara yönelik kamu malına zarar verme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz istemin incelenmesinde;
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi İçişleri Bakanlığı’nın gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMUK’nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Şikayetçi İçişleri Bakanlığı davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 233/1 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık … müdafii ve şikayetçi İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, karar verildiği anlaşılmış ise de;
Dairemizin 23/12/2020 tarihli bu ilamında,
1-Sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen 6000 adli para cezasına ilişkin sanık, sanık müdafi ve katılan İçişleri Bakanlığının temyiz talebine ilişkin ve sanık … ve müdafinin görevi yaptırmamak için direnme suçundan 3000 TL adli para cezasına ilişkin temyiz talebine ilişkin bir karar verilmediği,
2-Mahkemece tüm sanıklar hakkında kamu malına zarar verme suçundan beraat kararı verilmemesine rağmen ilamda tüm sanıkların kamu malına zarar verme suçundan beraat hükümlerinin bozulduğu görülmekle, 23.12.2020 tarihli ilamımızın II. maddesinin ilamdan çıkartılarak, 05.07.2019 ve 03.06.2020 tarihli ek tebliğnameler doğrultusunda karar verilmesinin gerekmesi nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2021 gün ve KD-2021/19468 sayılı yazısı ile maddi hatanın düzeltilmesi istemiyle dosya dairemize gönderilmekle yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dairemizin 23/12/2020 tarih, 2020/27505 esas ve 2020/16216 karar sayılı ilamında;
1-Sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen 6000 adli para cezasına ilişkin sanık, sanık müdafi ve katılan İçişleri Bakanlığının temyiz talebine ilişkin ve sanık … ve müdafinin görevi yaptırmamak için direnme suçundan 3000 TL adli para cezasına ilişkin temyiz talebine ilişkin bir karar verilmediği,
2-Mahkemece tüm sanıklar hakkında kamu malına zarar verme suçundan beraat kararı verilmemesine rağmen ilamda tüm sanıkların kamu malına zarar verme suçundan beraat hükümlerinin bozulduğu görülmekle, 23.12.2020 tarihli ilamımızın II. maddesinin ilamdan çıkartılarak, 05.07.2019 ve 03.06.2020 tarihli ek tebliğnameler doğrultusunda karar verilmesinin gerekmesi nedeniyle nedeniyle, 5560 sayılı Yasanın 29. maddesi ile değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca;
İlamın II numaralı kısmı çıkartılıp, yerine aşağıdaki kısımlar eklenmek suretiyle;
II-Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin temyizinin yapılan incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanık ve müdafinin temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi İçişleri Bakanlığı’nın gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMUK’nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Şikayetçi İçişleri Bakanlığı davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 233/1 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık … ve müdafi ile şikayetçi İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.