YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7812
KARAR NO : 2021/9770
KARAR TARİHİ : 03.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığa verilen cezaların türüne ve miktarına göre, sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi ve 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesine göre reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1) Sanık hakkında, müşteki …’e karşı 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/3. maddeleri, müşteki Nurcan’a karşı TCK’nin 86/2. maddesi, müştekiler … ve Nurcan’a karşı TCK’nin 116/4, 119/1-c. maddeleri gereğince kamu davaları açıldığı, 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin 2. cümlesine göre; “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz” hükmünün bulunduğu, bu halde sanığın her bir müştekiye yönelik eylemlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerektiği, bu itibarla sanığın müşteki …’e karşı işlediği uzlaştırma kapsamında bulunmayan kasten yaralama ve müştekiler … ve Nurcan’a karşı işlediği nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali suçu nedeniyle sanığın üzerine atılı temyize konu müşteki Nurcan’a karşı basit kasten yaralama suçu yönünden de uzlaştırmanın mümkün olmadığı, 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin 2. cümlesinin 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile aynı mağdura karşı işlenen suçlarla sınırlandırılması ve sanık hakkında müştekilere karşı işlediği iddia olunan nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali suçundan beraat hükmü verilmesi karşısında, CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, müşteki Nurcan’a karşı TCK’nin 86/2. maddesi gereğince basit kasten yaralama suçunun uzlaştırmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile müşteki Nurcan
arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
2) Katılan … hakkında … Devlet Hastanesinin 21.07.2014 tarihli raporunda ”Burun üzerinde şişlik, sol göz altında ekimoz, sol el bilek radial tarafta 1 cm kesi,sol dirsekte sıyrık mevcut. Sol eldeki kesinin sütürasyonu ve burundaki lezyonun tetkik ve tedavisi için acil servise sevki uygundur. Nazal fraktür. BTM ile giderilemeyeceğini, kesin raporu KBB polikiliniğince verileceğini bildirir geçici hekim rapordur. Hayati tehlikesi yok. Alkolsüzdür.” şeklinde, … Devlet Hastanesi’nin 23.07.2014 tarihli ortopedi ve KBB uzmanınca verilen raporunda ”Adı geçen şahsın yapılan muayenesinde: KBB notu: Bilateral otoskopide buşon mevcut, nazal fraktür mevcut, Operasyon önerildi. BTM ile giderilmez. Hayati tehlike geçirmemiştir. Kırık yoktur. Hayat fonksiyonlarını hafif (bir) 1 dereceden etkiler. Kati rapordur” şeklinde tespitlerde bulunulduğu, raporların çelişkili olup adli tıp kriterlerine uygun olmadığı ve bu haliyle hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı anlaşılmakla; katılanın tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporları temin edilip, en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, özellikle katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği, kemik kırığına neden olup olmadığı,kemik kırığına neden olmuş ise hayati fonksiyonlarına etki derecesi hususlarını da içeren 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen ve sanığın da yaralanmasının bulunduğu olayda, tarafların olayın çıkış sebebini ve gelişimini farklı şekilde anlattıkları, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi sonucu sanık hakkında fazla ceza tayini,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin eklenmesi nedenleriyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve sanık müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 03.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.