Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2018/2289 E. 2021/14128 K. 18.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2289
KARAR NO : 2021/14128
KARAR TARİHİ : 18.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

K A R A R

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “15/01/2014” yerine “15/01/201” olarak gösterilmesinin, mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
A) O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Temyiz talebinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca o yer Cumhuriyet savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B) Sanığın temyizine gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Sanığa yükletilen tehdit ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
a)Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 53/1-3. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmü açısından,Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılıklar, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararların açıklanan noktalarının; tebliğnameye uygun olarak, tehdit suçuna ilişkin hüküm fıkrasından TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hükme ise “TCK’nın 53/l-3 maddesindeki hak yoksunluklarının Anayasa Mahkemeninin iptali de gözetilerek uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2)Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinde, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK’nın 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemlerini cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü, sanığın karakola gitmemek için etkin olarak direndiği şeklinde kabul edilen eyleminde, cebir veya tehdit unsurlarının ne şekilde oluştuğu tartışılmadan yetersiz gerekçeyle görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık …’nın temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.