Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5282 E. 2021/1562 K. 22.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5282
KARAR NO : 2021/1562
KARAR TARİHİ : 22.02.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28/02/2019 tarih ve 2017/740-2019/230 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, muris …’ın kazanç elde etmek amacıyla davacıya bir miktar ödünç para verdiğini, davacının maddi açıdan zorda kalışından yararlanarak, ödünç olarak verdiği paranın çok üzerinde olan 6.000.000,00 TL ve 6.158.000,00 TL tutarında iki adet bonoyu baskı ile imzalattığını, murisin vefatı üzerine mirasçıları tarafından davacı hakkında 6.000.000,00 TL değerindeki senet dayanak gösterilmek suretiyle icra takibi başlatıldığını, taraflarınca TCK 241 kapsamında tefecilik suçundan bahisle suç duyurusunda bulunulduğunu, davalıların suça konu senedi takibe koymak suretiyle haksız kazanç elde etmeye çalıştıklarını belirterek dava konusu 31.12.2012 vade tarihli 6.000.000,00 TL’lik bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça imzası inkar edilmeyen bononun 1995 yılından itibaren ödünç olarak alınan paralar karşılığında düzenlendiğini, kabul ve ikrar da edilmemesine rağmen, bononun tefecilik neticesinde elde edildiği beyanı ve iddiasının haksız, hukuki mesnetten yoksun, kötü niyetli ve ayrıca hilaf-ı hakikat olduğunu, bononun bizzat davacının amcası ve davalıların murisi tarafından, davacıya ödünç olarak verilen nakit paralara karşılık düzenlenmiş olduğunun hem davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde ve hem de bizzat davacı asil tarafından, Gebze İcra Ceza Mahkemesinin 2014/222 Esas sayılı dosyasında gerçekleştirilen duruşmalarda kabul ve ikrar edildiğinden ispatının da mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı borçlunun davalıların murisine verdiği dava ve takip konusu bononun baskı ile imzalatıldığını, davacının davalılara ve onların murisleri …’a borcunun olmadığını belirterek davacının davalılara borçlu olmadığının tespiti ile takibin tedbiren durdurulmasını talep ettiği, davalıların murisinin tefecilik yaptığı belirtilerek Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/3887 soruşturma sayılı dosyasında şikayetçi olunduğu, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28/06/2015 tarih, 2015/6119 karar sayılı kararı ile olayın hukuki ihtilaf olduğu, tefecilik yapmak suçu oluşmadığı belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, dava dosyasında baskı ile senet imzalattırıldığı iddiası bulunduğundan korkutma iddiası yönünden tanık dinlenmesi talebi kabul edilerek davacı tanıklarının dinlendiği, dinlenen tanık beyanları ve diğer delillerle zorla senet imzalattırma olayının ispat edilemediği, davaya konu kambiyo senedindeki imzanın davacıya ait olduğu, mevcut durum itibariyle davacının iddiasını ispatlayacak başka bir yazılı delili bulunmadığının tespit edildiği, HMK m. 200’e göre davacının borcu olmadığı iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiği, buna ilişkin yazılı belgesinin bulunmadığının belirlendiği, davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı anlaşılmış ise de; HMK m. 231. maddesi gereğince yemin edecek kişinin (lehtarın) ölü olduğu anlaşılmakla yemin teklif edilmemiş sayılacağından mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.