Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2018/5588 E. 2021/13246 K. 14.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5588
KARAR NO : 2021/13246
KARAR TARİHİ : 14.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

K A R A R
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak ;
A-Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; sanığın katılanı telefonla arayarak ve evinin etrafında dolaşarak rahatsız ettiğine dair iddia karşısında, sanık ve katılana ait cep telefonu hatlarıyla ilgili suç tarihi öncesinden geriye doğru makul süre ile HTS raporları aldırılmadan eksik kovuşturma ile mahkumiyet hükmü kurulması,
B-Sanık hakkında kurulan tüm mahkumiyet hükümleri yönünden ise;
1-5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi uyarınca uzlaştırmacının taraflara ulaşamaması halinde açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla uzlaşma teklifinde bulunabileceği,
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği, en son adrese yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip, bu adrese tebligatın yapılması, bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak, Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği,
Bu itibarla, önce katılanın en son bilinen adresine doğrudan MERNİS şerhli tebligat çıkarıldığı ve muhatap adresten taşındığı için bila iade olunan tebligat parçası ile tebliğ işleminin yapılamadığı anlaşıldığından, uzlaşma teklifinin katılana Yasa’ya uygun şekilde ve yöntemince yapılmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla sanığın mahkumiyetine hükmolunması,
2-Tekerrüre esas alınan ilam yerine, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi uyarınca daha ağır cezayı içeren İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/556 Esas, 2012/638 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak,HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.