YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6588
KARAR NO : 2021/3245
KARAR TARİHİ : 02.04.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın, taşınmazın orman tahdidi içinde kalan ve dava konusu edilen kısmının öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirleme noktasında yeterli olmadığı, mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle, çekişmeli taşınmazların eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerindeki konumu incelenerek orman sayılan yerlerden olup olmadıklarının belirlenmesi, komşu 9 ve 10 sayılı parseller hakkında da aynı iddiayla açılan dava dosyalarının da getirilerek değerlendirilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne 112 ada 8, 11 ve 19 parsellere ilişkin orman kadastrosunun iptaline, taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmiş, hüküm davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin kararı incelendiğinde, hüküm kısmında davanın kabulüne ve taşınmazların orman tahdit sınırları dışına çıkarılmalarına karar verildiği halde, kararın gerekçe bölümünde; bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların devlet ormanı sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği ve sehven tam tersi istikamette bir karar verildiğine değinilmek suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesi uyarınca gerekçenin; “tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri” göstermesi gerekir. Bir başka anlatımla; gerekçe, hüküm fıkrasında yazılı sonuçlara nasıl varıldığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklanmasıdır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası birbirine sıkı sıkıya bağlı olup uyumlu bulunması zorunludur.
Hal böyle olunca; Mahkemece, çelişkiyi kaldırmak suretiyle yeniden bir hüküm kurulması gerekli olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.04.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.