YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12023
KARAR NO : 2013/13119
KARAR TARİHİ : 21.10.2013
MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.04.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, kısmen açılmamış sayılmasına dair verilen 12.07.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, elbirliği mülkiyetine konu dava konusu taşınmazlardaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı … vekili, dava konusu taşınmazın mirasçılar tarafından halen taksime göre kullanıldığını, davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı …, davanın reddini savunmuş, diğer dahili davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmü davalılardan … vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın “Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi” başlıklı 294. maddesinde açıklandığı üzere;
“Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür.
Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur.”
Aynı yasanın “Hükmün kapsamı” başlıklı 297. maddesi gereğince;
“Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
ve, “Hükmün yazılması” başlıklı 298. maddesi gereğince de;
“Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
10.4.1992 tarihli ve 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararında kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı, bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile vicdani kanaatine göre karar verebileceği öngörülmüştür.
Somut uyuşmazlığa gelince;
12.07.2013 günlü kısa kararda “…açılan davanın kabulü ile; … ili, … ilçesi, … köyü 108 ada 8, 63 ve 79, no’lu parseller, 111 ada 5, 28, 36 ve 51 no’lu parseller, 118 ada 2 no’lu parsel, 128 ada 2 ve 9 no’lu parseller, 138 ada 7 no’lu parsel, 147 ada 55, 113, 127 ve 133 no’lu parseller, 120 ada 52 ve 65 no’lu parseller, 126 ada 14 ve 32 no’lu parsellerin ortaklığının umum arasında yapılacak satış suretiyle giderilmesine” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Gerekçeli kararda ise, “…davanın kabulü ile; … ili, … ilçesi, … köyü 108 ada 8, 63 ve 79, no’lu parseller, 111 ada 5, 28, 36 ve 51 no’lu parseller, 118 ada 2 no’lu parsel, 128 ada 44 no’lu parseller, 138 ada 7 no’lu parsel, 147 ada 55, 113, 127 ve 133 no’lu parseller, 120 ada 52 ve 65 no’lu parseller, 126 ada 14 ve 32 no’lu parsellerin ortaklığının umum arasında yapılacak satış suretiyle giderilmesine, … ilçesi … Köyü 147 ada 133 sayılı parsel yönünden 10.05.2012 128 ada 43 sayılı parsel yönünden 28.09.2011 tarihi itibarı HMK’nun 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına” şeklinde karar verilmiştir. 128 ada 2 ve 9, 147 ada 133 sayılı parseller yönünden hüküm sonucu ile hüküm sonucu arasında çelişki mevcut olduğu gibi dava konusu 128 ada 19 sayılı parsel hakkında da bir karar verilmemiştir. Bu itibarla temyiz edilen gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olması nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 21.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.