YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12311
KARAR NO : 2013/13217
KARAR TARİHİ : 22.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 11.03.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.06.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı Hazine vekili, ortaklığın aynen paylaşma suretiyle giderilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere göre davalı Hazine vekilinin 920 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Somut olaya gelince, mahkemece yapılan keşif sonucu alınan 05.06.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazlardan 920 ada 1 sayılı parselin ifrazen taksiminin mümkün olduğu belirtilmiştir. Bu durumda teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projenin 3194 sayılı İmar Kanununa ve İmar Yönetmeliğine uygun olup olmadığı hususunda Belediye Encümeninden karar alınması gerektiği halde bu husus gözetilmeksizin ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle 919 ada 4 parsele ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele ilişkin hüküm sonucunun onanmasına; (2). bentte açıklanan nedenlerle 920 ada 1 parsele ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsele ilişkin hükmün BOZULMASINA, 22.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.