YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2395
KARAR NO : 2021/1651
KARAR TARİHİ : 24.02.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.07.2017 gün ve 2016/56 E. – 2017/314 K. sayılı kararı bozan Daire’nin 13.02.2019 gün ve 2017/3872 E.- 2019/1141 K. sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin vadeli mevduat hesabında bulunan paradan ek getiri sağlamak için müşteri temsilcisinin önerisi ile bariyerli opsiyon sözleşmesi yapıldığını, ilgili gözlem dönemi içerisinde TL/USD kuru 1,81’lik bariyeri gördüğü taktirde opsiyon sözleşmesinin aktif hale geleceğini, gözlem döneminde TL/USD kurunun yurt içinde 1,81 seviyesini görmemesine rağmen davalı bankanın opsiyonu aktifleştirdiğini, ancak opsiyon sözleşmesinde gözlem yapılacak piyasa olarak belirtilen “bankalar arası piyasa” tabirinin yurt içi piyasayı tanımladığını, yurt dışı piyasaları da dikkate alan davalı bankanın sözleşmeye aykırı uygulamada bulunması nedeniyle müvekkilinin zarar ettiğini ileri sürerek, 32.000,- TL alacağın 20.10.2011 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu bariyerli opsiyon işlemi gerçekleştirilirken ürünün özellikleri ve içeriği riskler konusunda davacının bilgi sahibi olduğunu, yapılan işlemin taraflar arasındaki sözleşmelere uygun olduğunu, davacının iyiniyet kurallarına aykırı davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki Çerçeve Opsiyon Sözleşmesindeki “bankalar arası piyasa” deyiminden uluslararası bankaların da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.