Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/9535 E. 2021/2559 K. 11.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/9535
KARAR NO : 2021/2559
KARAR TARİHİ : 11.03.2021

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kısmen kabulüne dair verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; imzaladığı sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi kapsamında davalı kurumun sigortalılarına sağlık hizmeti sunduğunu, davalı tarafından kurum mevzuatına aykırı şekilde sigortalı Süleyman Demirel’den ilave ücret alındığı iddiasıyla sözleşmenin 11.1.8 maddesi gereği (hastadan alınan fark ücreti olan 39.750 TL’nin on katı) 397.500 TL cezai şart tahakkuk ettirildiğini, sigortalıya SUT listesinde olmayan Perkütan Radyofrekans Ablasyon tedavi işlemi yapıldığını, satın alınan malzemenin sigortalı için kullanıldığını, sigortalı ve yakını olan eşinin tedavi giderini ödemeye onay verdiklerini, cezai şart uygulamasının doğru olmadığını ileri sürerek; 397.500 TL asıl alacak ve faizinden ibaret olan toplam 450.466,60 TL kesintinin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; iki ayrı bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, Süleyman Demirel isimli sigortalıya uygulanan … tedavisinin SGK tarafından karşılanmayan tedaviler arasında olduğu, bu konuda
bilgilendirilen sigortalının ve yakınının bu tedavi ile ilgili fark ücretini ödeyeceklerine dair imzalı onay formunu hastaneye verdikleri, davalı kurum tarafından davacı aleyhine uygulanan cezai işlemin yanlar arasındaki sözleşmeye ve SUT mevzuatına aykırı olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 397.500 TL asıl alacak ve 50.780,62 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 448.280,62 TL’nin, asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek sureti ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; özel sağlık hizmeti sunucularından sağlık hizmeti satın alım sözleşmesi çerçevesinde uygulanan kesintinin haksız olduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda; hizmet satın alım sözleşmesinin 11.1.8 maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle Süleyman Demirel isimli sigortalıdan fazla alınan 39.750 TL’nin 10 katı 397.500 TL cezai işlemin tahakkuk ettirildiğinin davacıya 04.07.2014 tarihli ve 9993621 sayılı yazı ile bildirildiği, dosya kapsamında bulunan davalı kurumun …. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 04.06.2014 tarih ve 8344214 sayılı yazılarından, … isimli hastadan alınan fazla ilave ücretlerin ve bunlara uygulanan cezai şartlarının; 22.07.2013 tarih ve medula takip numarası 1892QHG olan işlemin SHSS 11.1.8 nolu maddesi ve SUT Ek 2-b 903190 kodu ile kurumca finansmanı sağlanan hizmetler kapsamında olduğundan 37.000×10 katı, 23.07.2013 tarih ve medula takip numarası 197IBSW olan işlemin SHSS 11.1.8 nolu maddesi ve SUT 1.9.3. (ç) bendine göre 450×10 katı, 18.08.2013 tarih ve medula takip numarası 197X1H olan işlemin SHSS 11.1.8 nolu maddesi ve SUT 1.9.3. (ç) bendine göre 1.300×10 katı, 14.08.2013 tarih ve medula takip numarası 18PEIN0 olan işlemin SHSS 11.1.8 nolu maddesi ve SUT 1.9.3. (ç) bendine göre 1.000×10 katı olmak üzere, uygulanan toplam cezai şartın 397.500 TL olduğu görülmüştür.
İlk derece mahkemesince, yargılama sırasında iki ayrı bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınmış ise de alınan söz konusu bilirkişi raporlarında; 37.000 TL ve 1.300 TL tutarlı cezai şarta esas olan işlemler yönünden değerlendirme yapıldığı, cezai şarta konu olan diğer işlemlerle ilgili herhangi bir inceleme veya değerlendirmenin bulunmadığı, dolayısıyla raporların bu haliyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı açıktır.
O halde ilk derece mahkemesince; taraflarca bildirilen tüm deliller dikkate alınarak, sözleşme ve SUT hükümleri ile ilgili diğer mevzuat hükümleri değerlendirilmek suretiyle önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden, somut verilere dayalı, ayrıntılı, açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun bir rapor aldırılarak, varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK’nın 373/1 maddesi uyarınca, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nun 373/1 maddesi uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılmasına, aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 11/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.