YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4007
KARAR NO : 2021/3604
KARAR TARİHİ : 13.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.10.2019 tarih ve 2018/609 E. – 2019/952 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka tarafından dava dışı Devran Yapı Malzemeleri …San. Tic. Ltd. Şti.’ne krediler kullandırıldığını, bu krediler kullanımında da davacının eli ürünü olmayan senetlerin takibe konulduğunu, davacının takibe konu senetler ile ilgili davalı bankaya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek söz konusu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu senetlere ilişkin davacının Samsun 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2010/255 Esas sayılı dosyasında açılan imzaya itiraz davasında takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu sebeple davacının davayı açmakta hukuki yararının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, incelemeye tabi tutulan mukayese belgelerdeki imza tarihlerinin davaya konu bonoların düzenleme tarihlerinden önceki tarihlere ait olmaları, bilirkişi raporundaki inceleme yöntemlerinin açıkça gösterilmiş olması ve imzanın davacı eli ürünü olmadığı yönünde kesin olarak tespitte bulunulmuş olması birlikte değerlendirildiğinde raporun hükme esas alınmaya elverişli olduğu, takibe konu bonolardaki imzanın davacıya ait olmadığı hususunun açık ve kesin şekilde tespit edilmiş olması ve davacının davalıya borçlu olduğuna dair dosyada başkaca bilgi, belge ve delil olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 512,35 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.