YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11145
KARAR NO : 2013/11913
KARAR TARİHİ : 20.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.08.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.06.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 196 ada 1 parsel sayılı taşınmazda ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalılar, dava konusu tayşınmaz üzerindeki binanın 1 katını davalı …, … ve …’in birlikte yaptırdıklarını beyan etmişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 196 ada 1 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine,karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar … ve … vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhtesatın bir kısım paydaşlara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılır.
Bütünleyici parçanın arzın paydaşlarına değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Somut olayda; davalılar … ve … tarafından muhtesatın aidiyetinin tespiti ve tapu siciline şerh düşülmesine ilişkin açtıkları … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/539 E.- 2013/116 K. sayılı dosyasında 196 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın zemin üstü birinci katının kaba inşaat dışındaki doğrama, iç ve dış sıva, boya, badana, kaplamalar, elektrik ve sıhhı tesisat işleri,bina üzeri izalasyan ve bina etrafı duvar örülmesi işlemlerinin davacılar tarafından yapıldığının tespitine,tapu siciline şerh düşülmesi talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davalılar tarafından yapılan bu faydalı masrafların sebebsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilebileceği gözetilmeden davalılar lehine oran kurulması doğru değil ise de temyiz edenin sıfatını göre bu hususa değinilmekle yetinilmiştir. Ne var ki taşınmazın bütün halinde satılacağı gözetilmeden dava konusu 196 ada 1 parselde bulunan binanın 1. katının satış bedelinin %16,81 oranına tekabül eden kısmının davalılar … ve …’e ödenmesine ilişkin hükmün infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Mahkemece infaza elverişli hüküm kurulmamış olması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma kararının niteliği gereğince diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 20.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.