Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2822 E. 2021/1361 K. 17.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2822
KARAR NO : 2021/1361
KARAR TARİHİ : 17.02.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Şavşat Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2014 tarih ve 2013/100 E. – 2014/324 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalılara 2012 yılında iki adet büyükbaş hayvan verdiğini ve bunun karşılığında davalıların 13.500,00 TL bedelli ve 10.11.2012 ödeme tarihli bir senet verdiklerini, borçlular hakkında borçlarını ödemediklerinden dolayı kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını ve itiraz dilekçelerinde bahse konu senedin düzenlenme tarihinin olmayışından bahisle geçersiz olduğundan takibin iptali üzerine borçlular hakkında söz konusu senet üzerindeki yazılar ve imzaların borçlulara ait olduğundan ilamsız takip yapıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar, davacı tarafın kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatmış olmakla birlikte söz konusu senet üzerinde tanzim tarihi olmadığından senet geçersiz olduğundan takibin iptal edildiğini, davacının daha sonra genel haciz yoluyla icra takibi başlattığını ve yaptıkları itiraz nedeniyle itirazın iptali davası açtığını ancak davacıya herhangi bir borçları olmadığından hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı …’un 17.12.2013 tarihli ifadesinde “davalılara 5 adet büyük baş hayvan sattığını, bunun karşılığında da davaya konu 13.500,-TL bedelli senedi aldığının, daha sonra davalıların kendisine 2 adet büyükbaş hayvan iade ettikleri, davalılardan iade edilmeyen üç adet büyükbaş hayvan bedeli olan 8.500,00 TL davalılardan alacağının olduğunu” beyan ettiği, davalıların da 08.10.2013 tarihli beyanlarında senetteki imzaların kendilerine ait olduğunu ancak senedin başka bir pazarlık konusu olaya ilişkin olduğunu beyan ettiği, belgenin imzaya itiraz edilmemesi nedeniyle yazılı delil başlangıcı sayıldığı bunun da temel borç ilişkisinin ispatı yönünde yeminli tanık ifadeleri ile teyid edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
İş bu karara karşı davalılar tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1-Davalı …’un dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı …’un temyiz istemine gelince davacının icra takibine konu ettiği senette … avalist konumunda olup TTK’nın 702/2. maddesi uyarınca aval veren şekle ait noksanlıkları ileri sürerek sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürebilir. Dava konusu bonoda düzenleme tarihinin bulunmaması hususu şekle aykırılık olup bu husus nedeniyle davalı borçtan sorumlu tutulamaz. Davacı dava konusu senedin hayvan alım satımına ilişkin olduğunu belirtmiş mahkemece resmi kurumlardan getirtilen belgelerde davacının ileri sürdüğü hayvanların …’a satıldığı ve borçtan …’un sorumlu olduğu, davalı …’un icra takibine konu borçtan sorumlu olmadığı şeklinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan davalı …’un, sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle … lehine hükmün BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 17.02.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, genel haciz yolu ile icra takibinin dayanağı belge tanzim tarihi taşımaması nedeniyle kambiyo senedi niteliğinde bulunmadığından uyuşmazlıkta TTK 702/2 maddesi hükümlerinin uygulanamayacak olmasına, dayanak belgenin HMK 202. maddesi gereğince delil başlangıcı niteliğinde olması, davacı tanıklarının anlatımlarıyla temel ilişkinin isbatlanmış bulunmasına göre usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.