Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/8166 E. 2021/9360 K. 31.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8166
KARAR NO : 2021/9360
KARAR TARİHİ : 31.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yargıtay (Kapatılan) 3. Ceza Dairesinin 24.09.2018 tarih ve 2017/18729 Esas – 2018/13457 Karar sayılı onama ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 12.04.2021 tarih KD-2021/36239 sayılı itiraznamesi ile;
Hükümlü hakkında, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçu yönünden, temel adli para cezanın üst sınır aşılarak verilmesinin hatalı olduğu, kasten yaralama suçundan ise temel cezanın alt sınırdan verilmesi ve TCK’nin 29.maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği düşüncesiyle;
a) Ruhsatsız silah taşıma suçunun düzenlendiği 6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasının yanında 30 günden 100 güne kadar adli para cezasına hükmolunması gerektiği gözetilmeyerek, temel adli para cezası gün sayısının üst sınırı da aşacak biçimde 120 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
b) Sanığın mağdura yönelik yaralama eyleminde, haksız tahrik nedeniyle TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi;
c) Sanığın mağdura yönelik yaralama eyleminde,1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nin 86/1.maddesi uyarınca temel cezanın, alt sınır yerine, yetersiz gerekçelerle alt sınırdan uzaklaşılarak 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi; nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmesi istemiyle CMK’nin 308/1.maddesi uyarınca dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2) Yargıtay (Kapatılan) 3. Ceza Dairesinin 24.09.2018 tarih ve 2017/18729 Esas – 2018/13457 Karar sayılı, sanık hakkında kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet etme suçlarından verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına dair kararının KALDIRILMASINA,
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyet hükmü olduğu halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/6. maddesi gereğince tayin olunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
a) Sanığın, mağdura yönelik eylemine ilişkin TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezada, TCK’nin 61. maddesinde yer almayan “…benzer suçlardan birçok sabıkasının olması, uslanmaz tutum ve davranışlar içinde olması” şeklindeki yerinde ve kanuni olmayan gerekçe alt sınırdan uzaklaşılması,
b) Sanık ile mağdur arasında telefonda geçen tartışma sırasında birbirlerine hakaret ettikleri ve tartışma sonrası buluşarak karşılık kavga ettikleri ve birbirlerini yaraladıkları olayda; tarafsız tanığın bulunmaması, her iki tarafın yaralanmış olması ve ilk haksız hareketin diğer taraftan geldiğini iddia etmeleri karşısında; mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeye çalışılması, bu hususun tespit edilememesi halinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4- 238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, sanık lehine TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması,
c) Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet etme suçundan 6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddesine göre hüküm kurulurken temel cezanın “bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezası” olduğu gözetilmeden, adli para cezasında temel cezanın 120 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 31.05.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.