YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1695
KARAR NO : 2021/3051
KARAR TARİHİ : 30.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.05.2015 tarih ve 2013/464 E. – 2015/214 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın …Şubesine 1994 yılında … nolu hesabına 3.005,302 TL, … nolu hesabına da 2.883,210 TL olmak üzere toplamda 5.888,512 TL yatırdığını, bankada işlem yapılmadığından bahisle parasının sigorta fonuna aktarıldığını, Yüksek Yargı kararları ve uygulamalarına göre bankanın hesap sahibine iadeli bildiri ile haber vermediği sürece bankada bulunan hesaplardan sorumlu olacağı ve zamanaşımı iddiasının ileri süremeyeceğini, bankanın alacağını ödemediğini, bankaya ve tasarruf mevduatı sigorta fonuna yaptığı müracatlardan netice alamadığını ileri sürerek 5.888,512 TL lik alacağının yatırdığı tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davalının müvekkili bankanın müşterisi olduğunu, 25.09.1992 tarihinde … (… yeni hesap numarası) hesap numarası ile 1.350.000 eski TL cinsinden hesap açtığını, … (412938 yeni hesap nolu) nolu hesaba 29.03.1993, 28.09.1993 ve 28.03.1994 tarihlerinde faiz, vergi fon kalemlerinin işlendiğinde bakiye 3.005.302 TL yatırıldığını, 27.07.1993 yılında 305409 nolu hesaba 2.200.00 eski TL cinsinden hesap açıldığını, 28.01.1994 yılında 765.072 eski TL cinsinden faiz işletildiğini, vergi ve fon payı düşülmesi sonrasında bakiye hesabın 2.883.210 eski TL hesap cüzdanına işletildiğini, sonrasında 30.09.1994 tarihinde …şubesinin kapatılması nedeniyle hesapların Beyşehir şubesine devir edildiğini, devirle birlikte hesapların birleştirildiğini, davacının 1994 yılındaki hesap bakiyelerinin YTL cinsinden 3,00 YTL ve 2,88 YTL’ye denk geldiğini, davacı 05.08.2009 tarihinde hesaplarını kapatmak hususunda Beyşehir şubesine başvurduğunu, mevcut bakiye olan 812,13 TL’nin kendisine ödenerek hesabın kapatıldığını, diğer hesabın ise 10 yıl işlem görmediğinden TMSF’ye devredildiğinin bildirildiğini,müşteri diğer hesabına 412936 nolu hesaba itirazı neticesinde sistemsel sorunlar nedeniyle şehven TMSF’ye devredildğini ve 809,46 TL müşteriye ödenmesine karar verildiğini ancak davacının bunu ret ettiğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alınan davacının davalıdan toplamda 1.946,61 TL alacağının bulunduğu, bilirkişi tarafından düzenlenen raporun da denetlemeye elverişli, karar vermeye yeterli görülmesi gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.946,61 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun 3. sayfasında bilirkişinin davalı banka kayıtları üzerinde inceleme yaptığını belirtmiş olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, 2015 yılı için 2.085,00 TL’dir. Mahkemece, talep edilen alacağın 1.946,61 TL’si yönünden kabul, 3.941,91 TL’si yönünden ret kararı verildiği anlaşılmakla, temyize konu yapılan miktar yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığından, davalı …vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …A.Ş. vekilinin temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.