YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31050
KARAR NO : 2021/7253
KARAR TARİHİ : 01.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığını bozma, yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK’nın 116/4. maddesinde düzenlenen geceleyin konut dokunulmazlığının ihlali suçunun, 19/12/2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının “b” bendi uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaşma kapsamındaki suçlardan olması karşısında, ek tebliğnamedeki düşünceye katılınmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Müştekiler … ve …’ın soruşturma aşamasındaki 23/09/2012 tarihli beyanlarına göre, müştekilerin çocuklarının gece vakti rahatsızlanması nedeniyle, müşteki …’ın arkadaşı …’e telefon açarak tedavi için borç para istediği, bir süre sonra…in eşi olan sanığın müştekilerin evine geldiği, kapıyı açan …’ın daha önceden aralarında husumet bulunan sanığa, senin ne işin var burada dediği, sanığın …’ı itekleyerek içeriye girdiği, …’ı dövmek istediği sırada kurtarmak isteyen müşteki İbrahim’i itekleyerek yatak odasının camının kırılarak yaralanmasına neden olduğu, müşteki …’in Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 27/12/2012 tarihli ve 2012/21305 sayılı raporuna göre, hayati tehlike ve kemik kırığı bulunmaksızın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif şekilde yaralandığı, sanığın soruşturma aşamasındaki 23/09/2012 tarihli beyanında ise “Saat 01.00 sıralarında …’ın kendisine telefon açarak…çocuk hasta param yok, İbrahim de çocuğu doktora götürmüyor, bizim eve gelir misin” dediği, bunun üzerine evlerine gittiğinde kapıyı …’ın açtığı, içeri girdiği, İbrahim’in evimden çık git diye bağırdığı, kendisinin de “eşin çağırdı geldim, çocuğu hastaneye götüreyim arabam aşağıda” dediği, İbrahim’in çocuğu vermeyerek sanığa saldırmaya kalktığı, sanığın da kendisini iteklediği, daha sonra da tatsızlık çıkmasın diye evden çıktığı, aracının yanına gittiğinde tekrar aradıkları, “gel çocuğu hastaneye götürelim” dedikleri, inanarak evlerine gittiği, bir müddet sonra polislerin geldiğini söylediğinin anlaşılması karşısında, müştekilerin kovuşturma aşamasında dinlenmediği de nazara alındığında, müştekiler ve sanığın eşi olan … de dinlenilerek, müştekilerin soruşturma aşamasındaki beyanları ile sanığın beyanları arasındaki çelişki giderilerek sonucuna göre konut dokunulmazlığını bozma suçu bakımından sanığın durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanık hakkında 5237 saylı TCK’nın 86/2. maddesinde düzenlenen yaralama ve aynı Kanun’un 116/4. maddesinde düzenlenen geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçunun uzlaşma kapsamında olduğu, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında usulüne göre uzlaştırma işleminin yapılmadığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinde öngörülen yönteme uygun biçimde sanık ve müştekiler arasında uzlaştırma işlemi yapılmadan mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 01/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.