Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2018/4335 E. 2021/11391 K. 30.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4335
KARAR NO : 2021/11391
KARAR TARİHİ : 30.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığın ve müştekinin yokluğunda verildiği, yasa yolu açıklamasında yasa yoluna başvuru süresinin yokluğunda verilenler için tebliğ tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi yerine, “tefhimden” itibaren başlayacağının açıklandığı ve müşteki ile sanığa gerekçeli karar tebliğ edilirken temyiz süresinin ne zaman başlayacağına dair meşruhatda bulunmadığı, bu suretle sanığın ve müştekinin yasa yoluna başvuru süresinin başlangıç tarihi konusunda yanıltılmaları nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 08/04/2010 tarihli ve 2019/159 Esas, 2010/315 karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın sorgusunun olduğu anlaşıldığından, sanığın 06/04/2010 tarihli sorgusuna göre, 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının inceleme tarihine kadara gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık …’in temyiz itirazları bu nedenle, yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 66/2, 67/2-a ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE, 30/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.