YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7922
KARAR NO : 2021/14288
KARAR TARİHİ : 18.05.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Mala zarar verme, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
K A R A R
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık … hakkında katılan …’ya yönelik tehdit ve mala zarar verme eylemlerinden dava açılmasına rağmen hüküm kurulmamış ise de; açılan davalar hakkında zamanaşımı içerisinde hüküm kurulabileceği belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık …’e yükletilen mala zarar verme suçu ile sanıklar …, …, …hakkında … ve …’e yönelik tehdit eylemlerinden ve sanık … hakkında mağdur …’ya yönelik olarak tehdit eyleminden kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizinde;
a- … ve …’e yönelik tehdit eyleminde;
Sanıkların aşamalardaki savunmalarında üzerlerine atılı tehdit suçunu kabul etmemeleri, katılanlar ile aralarında husumet bulunması ve katılanların iddialarının tanık beyanı veya başkaca bir delil ile desteklenmemesi karşısında, sanıkların tehdit suçunu işlediğine dair katılanlar … ve …’in soyut beyanları dışında şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların tehdit suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
b-Mağdur …’ya yönelik olarak tehdit eyleminden kurulan mahkumiyet hükmünde ise;
Sanık …’in, temyiz dışı sanık ile olay günü …’nın işyerine gidip, sopalarla işyerinin kepenklerine vurarak zarar verdikleri sırada tehdit ettiklerinin kabul edilmesine karşın; beyanları hükme esas alınan tanık … ‘un ” Dışarıdan gelen sesler üzerine çıktığımda 15-20 kişilik kalabalık bir grubun iş yerimizin karşısındaki bir iş yerinin kepenklerine tekmeyle vurduklarını ve bir süre sonra araçlarına binip gittiklerini gördüm şahısların ellerinde herhangi bir silah görmedim” şeklinde beyanda bulunduğu, diğer tanık aynı zamanda katılan sıfatı bulunan …’in ise soruşturmadaki ifadesiyle mahkemedeki ifadeleri arasında çelişki olduğu ve ayrıca mahkemede verdiği son ifadesinde ” .. Mahkemede verdiğim ifademi okuduğunuz gibi verdim ancak bu şekilde ifade vermemi komşu dükkan sahibi olan …’in söylemesi doğrultusunda verdim, yani bu verdiğim beyanlar doğruyu yansıtmamaktadır …” şeklinde anlatımda bulunması karşısında, sanık hakkında yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
c-Sanık …’e yükletilen mala zarar verme eyleminde, katılanların hükümden sonra 30.01.2015 havale tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesi verdiğinin anlaşılması karşısında, sanığa vazgeçmeye karşı diyecekleri sorularak, sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu,
d-TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulama olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar … ve … müdafiinin ve sanık …’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye farklı gerekçe ile uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.