YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7157
KARAR NO : 2013/11038
KARAR TARİHİ : 25.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. … ve davacı vekili Av. … geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağı, haksız fesih nedeniyle kira kaybı tazminatı ve hor kullanma tazminatı istemlerine ilişkindir. Mahkemece hor kullanma tazminatına yönelik istemin kabulüne diğer isteklerin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının taşınmazda 01.06.2009 tarihli sözleşme uyarınca kiracı olduğunu, davalının 09.09.2009 tarihinde yaşanan sel felaketini gerekçe göstererek sözleşmeyi tek yanlı feshettiğini, tahliye tarihi itibariyle Ocak/2010 ayından 18 günlük kira borcunun ödenmediğini, feshin haklı nedene dayanmadığını, mücbir sebep durumunda tarafların nasıl hareket edeceğinin sözleşmenin 14.maddesinde tanımlandığını, hal bu ki davalının sözleşme hükmüne aykırı olarak konuyu hiçbir şekilde müzakere etmeden doğrudan sözleşmeyi feshetme yolunu tercih ettiğini, feshin sözleşme koşullarına uygun olmadığını, tahliye sırasında kiralanana zarar verildiğini belirterek, anahtar teslim tarihi olan 18.01.2010 tarihi itibariyle 18 günlük kira alacağı, fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 10.000 TL hor kullanma tazminatı ve erken fesih nedeniyle 10.000 Usd kira tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise; 09.09.2009 tarihinde meydana gelen sel felaketi nedeniyle kiralananın zemin katının sular altında kaldığını, iletişim sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin bütün iletişim sistemlerinin zarar gördüğünü, bu nedenle sözleşmenin üç ay öncesinden keşide edilen ihtarname ile 31.12.2009 tarihinde sonlandırıldığını, anahtarın notere bırakıldığını, feshin haklı nedene dayandığını, yaşanan sel felaketi nedeniyle taşınmazın kullanılamaz hale geldiğini, büyük kayıplar yaşadığını, kiralananın yakınında bulunan derenin her zaman için sel riski taşıdığını, bu riskin kiraya veren tarafından giderilmesinin mümkün olmadığını hor kullanma iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bilirkişinin tespit ettiği zararın mücbir sebepten kaynaklandığını, kiralananı eski hale getirme yükümlülüğü olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, feshin haklı nedene dayandığı gerekçesi ile kira alacağı ve erken feshe bağlı tazminat istemlerinin reddine, hor kullanma tazminatının bilirkişi raporu doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının; zararın kötü kullanımdan kaynaklanmadığına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında 01.06.2009 başlangıç tarihli iki yıl iki ay süreli kira sözleşmesi bulunmaktadır. Sözleşmeye konu taşınmaz davalıya, işyeri, santral binası, sistem odaları, BTS antenleri, depo, otopark olarak kullanılmak üzere kiraya verilmiştir. 09.09.2009 tarihinde yaşanan sel olayı nedeniyle, zemin katı su bastığı, kiralananda davalının faaliyet konusunu oluşturan iletişim sistemlerinin zarar gördüğü ve faaliyet dışı kaldığı çekişmesizdir. Davalı 30.09.2009 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile sözleşmeyi tek yanlı olarak feshetmiştir. Alınan bilirkişi raporunda kiralananın konumu itibariyle sel riski altında olduğu, taşınmaz eski hale getirilmiş olsa bile mevcut sel riskin devam ettiği, belirtilmiştir. Bu durum karşısında feshin haklı nedene dayandığına ilişkin mahkemenin kabulü yerindedir. Ancak; kiralanana zarar verildiği iddiası ile ilgili olarak alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Davalı, oluşan zararın sel felaketinden ileri geldiğini savunmuştur. Bilindiği gibi kiracı TBK.’nun 334. maddesi (B.K,’nun 266.maddesi) gereğince münhasıran kötü kullanımından kaynaklanan hasar ve zarardan sorumlu olup iddia edilen zararın mücbir sebep kapsamında sel olayından ileri geldiğinin saptanması halinde davanın reddi gerekir. Bu nedenle zararın kötü kullanımdan veya sel olayından meydana gelip gelmediğinin kesin olarak tespiti zorunludur. Bu durumda mahkemece bilirkişiden yeni rapor alınarak varlığı saptanan hasarın hor kullanmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ: 2 nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.