YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5975
KARAR NO : 2021/4232
KARAR TARİHİ : 29.04.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 07.11.2017 tarih ve 2015/678 E. – 2017/569 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 02.06.2020 tarih ve 2018/1714 E. – 2020/391 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların davacıya ait …Köyünde bulunan besi işletmesinin makine ve ekipman tedariki için 13/08/2014 tarihli sözleşmeyi akdettiklerini, tarafların ayrıca teşvik kapsamı haricinde kalan makine ve ekipman tedarikinin sağlanması konusunda da mutabık kaldıklarını, bu makine ve ekipmanlar için davacı şirket tarafından davalıya avans olarak 30/05/2015 keşide tarihli 80.000,00 TL bedelli, 30/06/2015 keşide tarihli 80.000,00 TL bedelli, 30/07/2015 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli 3 adet çekin teslim edildiğini, daha sonra tarafların anlaşarak 30/05/2015 tarihli çek vadesinin 30/07/2015 tarihine ertelendiğini, davalının 13/08/2014 tarihli sözleşme kapsamında tedarik ettiği makine ve ekipmanları için düzenlediği 07/05/2015 tarihli faturayı bir takım mali nedenlerden dolayı iptal ederek 08/05/2015 tarihli faturayı düzenlediğini, fatura bedeli 138.115,59 TL’nin davalının banka hesabına ödendiğini, davalının teşvik kapsamında olmayan makine ve ekipmanlar için 14/04/2015 tarih 78.730,00 TL ve 07/05/2015 tarih 11.800,00 TL tutarında toplam 90.530,00 TL’lik fatura kestiğini, bu fatura karşılığı 30/06/2015 tarih 80.000,00 TL tutarındaki çek ile ödeme yapıldığını, davalıya 10.530,00 TL borç kaldığını ancak davalının elinde bulundurduğu çekleri iade etmediğini ileri sürerek davacının 30/07/2015 keşide tarihli 80.000,00 TL bedelli ve 30/07/2015 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli çeklerin 169.470,00 TL’lik kısmından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, 15.02.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile davaya konusu çeklerin 174.970,00 TL’lik kısmından borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında büyük çapta ticari ilişki mevcut olduğunu ve yapılan ödemenin diğer borçlara ait olduğunu, dekontlarda çeklere ilişkin herhangi bir kaydın mevcut olmadığını, çeklerin sebepten mücerret olduğunu, iddiaların iyi niyetten uzak olduğunu savunarak davanın reddi ile %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı faturalı ticari alışveriş ve yapılan ödemeler ile keşide edilen çeklerin toplamı değerlendirildiğinde, 3 adet çek karşılığı mal ve hizmet ifasının tamamıyla yerine getirilmediği, 174.970,00 TL’lik kısmın karşılıksız kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Finansbank …Şubesi 30.07.2015 keşide tarih, 0312719 seri nolu 80.000,00 TL bedelli çek ile Finansbank …Şubesi 30.07.2015 keşide tarih, 0312721 seri nolu 100.000,00 TL bedelli çekler nedeni ile davalıya 174,970,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davanın tam dava olarak açıldığından talep sonucunun ıslah yoluyla arttırılamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne davacının Finansbank …Şubesi 30.07.2015 keşide tarih, 0312719 seri nolu, 80.000,00 TL bedelli çek ile Finansbank …Şubesi 30.07.2015 keşide tarih, 0312721 seri nolu, 100.000,00 TL bedelli çekler nedeni ile davalıya 169,470,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8.682,39 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 29/04/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.