Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2281 E. 2021/3309 K. 05.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2281
KARAR NO : 2021/3309
KARAR TARİHİ : 05.04.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 12/02/2020 tarih ve 2019/671-2020/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin eski genel müdürü ve muhasebe müdürü olduklarını, davalıların görev yaptıkları dönemde, davacı şirketin hakim ortağı olduğu dava dışı şirkete ait aracın yine dava dışı kişiye satışı yapılmasına rağmen, araç satışı nedeniyle davacı şirketin 53.650,00 TL borçlandırıldığını ve bunun gizlenmesi için davalılar tarafından bir takım usulsüz işlemler yapıldığını, davalıların davacı şirket zararından TTK’nın 341. maddesi gereğince sorumlu olduklarını ileri sürerek 53.650.- TL’nin tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekilleri, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; Ankara 42. Noterliğinin 20.11.2006 tarih 29286 yevmiye numaralı resmi araç satış sözleşmesi incelendiğinde, dava dışı şirketin araç satış bedelinin tamamen alındığının gerek resmi noter senedinden gerekse kesilen faturadan anlaşıldığı, davacı taraf her ne kadar muhasebeleşme aşamasında usulsüzlük olduğu gerekçesiyle zarar olduğu iddiasında ise de, bedelin şirket tarafından tahsil edilmediğini ispat edememiş olup, bilirkişi raporunda, araç bedelinin tahsil edilmiş ise kayıtlara geçmemiş olması, tahsil edilmemiş ise tahsil edilmiş gibi kayıtlara geçmiş olması nedeniyle zarar oluştuğu mütalaa edilmiş ise de; dava dışı şirketin bedeli tahsil edip kayıtlara yanlış geçirilmiş olması durumunu değiştirmediğinden zararın oluştuğunu ispat etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.