YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18883
KARAR NO : 2013/10998
KARAR TARİHİ : 25.06.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın 3.994.54 TL asıl alacak ve 18.45 TL işlemiş faizi üzerinden iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.11.2009 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi davalı … kiracı, diğer davalı … müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamıştır. Sözleşmede aylık kira parası 2.000 TL olarak belirlenmiş, sözleşmenin özel şartlar bölümü 20. maddesinde kira sözleşmesinin yenilenmesi halinde yeni kira artış oranının TÜFE /ÜFE oranının altında kalmamak kaydıyla TÜFE oranında artırılacağı kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Bu bağlamda son aylık kira parasının 2.200 TL olduğu anlaşılmaktadır. Davacı da,… 14. İcra Müdürlüğü’nün 2011 / 3598 sayılı dosyasında davalılar hakkında 18.4.2011 tarihinde başlattığı icra takibi ile aylık 2.200 TL’den Şubat – Mart ve Nisan 2011 ayları kirasının işlemiş faizi ile tahsilini talep etmiştir. Takibe yasal süresi içinde itiraz eden davalılar, davacıya kira borcunun olmadığını, gününde kira paralarının ödendiğine dair belgelerinin bulunduğunu belirtmişlerdir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 101 maddesi ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 85. maddesi ) gereğince birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhal itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. Davalıların takibe itiraz etmesi üzerine açılan işbu davada, davalılar takip konusu edilen Şubat 2011 ayı kirasının 1.800 TL’sinin 10.2.2011 tarihinde makbuz karşılığında elden, 500 TL’sinin bankaya, Mart 2011 ayı kirasının 500 TL’sinin 7.3.2011 tarihinde bankaya, 1.700 TL’sinin 8.3.2011 tarihinde makbuz karşılığı elden davacı vekiline, Nisan 2011 ayı kirasının 1.700 TL’sinin 9.4.2011 tarihinde makbuz karşılığı elden,500 TL’sinin 8.4.2011 tarihinde banka hesabına ödendiğine ilişkin makbuz ve banka dekontlarını sunmuştur. Her ne kadar davalılar hakkında daha önceki dönemlere ait kira borçlarına ilişkin icra takipleri yapılmış ise de, işbu davanın konusunu icra takibi ile istenilen Şubat- Mart- Nisan 2011 ayları kirası oluşturmaktadır. Bu itibarla mahkemenin kira
başlangıcından itibaren ödenmesi gereken kira parası ile aynı dönemde eksik ödenen kira parası yönünden yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davanın kısmen kabulüne karar vermesi doğru değildir. Değerlendirmenin takip konusu edilen aylar kirası yönünden yapılması gerekir. Davalılar da, bu aylar kirasını icra takibinden önce ödediğini sunmuş olduğu belgelerle kanıtlamış olduğundan mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 25.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.