YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11520
KARAR NO : 2013/11820
KARAR TARİHİ : 19.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.03.2009 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhtesatın bir kısım paydaşlara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılır.
Bütünleyici parçanın arzın paydaşlarına değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Somut olaya gelince; dava konusu 1064 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan ağaçların davalı …’e ait olduğuna dair … 2. Asliye hukuk Mahkemesinin 2011/712 Esas, ve 300 Karar sayılı hükmünün kesinleştiği görülmektedir. Bu nedenle bilirkişi incelemesi yaptırılıp ağaçların taşınmazda meydana getirdiği değer artışı tespit edilerek ve yukarıda belirtilen şekilde oran kurulmak suretiyle satış bedelinden bu değer artışı oranında davalıya pay verilmesi, geri kalan bedelin ise, payları oranında paydaşlara (ortaklara) ödenmesine karar verilmesi gerekirken ağaçlara isabet eden kısım ile ilgili yukarıda belirtilen ilkeye uygun şekilde oranlama yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.