Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/221 E. 2021/6475 K. 08.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/221
KARAR NO : 2021/6475
KARAR TARİHİ : 08.04.2021

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Başkasını intihara yönlendirme halinde intiharın gerçekleşmesi suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/01/2019 tarihli ve 2018/162676 soruşturma, 2019/7788 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin … 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/05/2019 tarihli ve 2019/1921 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, müteveffa…’in şüpheli ile 31/08/2004 tarihinden itibaren evli oldukları ve tarafların bu evlilikten iki tane müşterek çocuklarının bulunduğu ve ailenin şüphelinin annesi ve kardeşlerinin bulunduğu apartmanda ikamet ettiği; müşterek çocuk Cihan’ın kollukta alınan 30/08/2018 tarihli beyanına göre, olaydan bir gün önce maktulün eltisi Nejla Yüksel’in ve kayınvalidesi Saniye Yüksel’in evlerinin kapısına gelerek maktule şiddetle bağırdıkları ve söylenecek söz bırakmayacak şekilde beyanlarda bulundukları, aynı gün akşamında şüpheli babanın müşterek konuta gelmesi üzerine bu defa maktul ile şüphelinin tartışarak kavga ettikleri, bu yaşananlardan sonra ertesi gün maktulün oğlu Cihan’ı yanına çağırarak çekmiş olduğu videosunu oğluna izletmeden flash belleğe attırdığı ve oğluna hitaben kendisine bir şey olursa kayıtları polise vermesi yönünde tembihte
bulunduğu, daha sonra çocuklarını dışarı gönderen maktulün kendisini asmak suretiyle intihar ettiği olayda, polise verilmek üzere bırakılan kaydın 05/10/2015 tarihli görüntü izleme tutanağında yazıya aktarıldığı ve maktulün bu kayıttaki konuşmasında; eşi …’nin, eltisi Nejla’nın ve kayınvalidesi Saniye’nin ölümünden sorumlu olduklarını, eşinden şikayetçi olmasına karşın eşinin ruhsatsız silahı ile kendisini tehdit ettiğini ve şikayeti geri almak zorunda kaldığını, üç gün önce de eşinin çocukları ile kendisini vurmaya çalıştığını ancak silahı elinden alarak engel olduğunu, Nejla ile Saniye’nin olaydan bir gün önce çok ağır hakaretler ettiklerini, zaten eşinin de bu şahısların etkisi altında sürekli kendisine hakarette bulunduğunu, eşi ve ailesinin kendi hayatını bitirdiklerini, anne baba tarafından ailesinin yaşanan durumlardan haberdar olmadıklarını ifade ettiği ve neticesinde soruşturma makamınca yapılan soruşturma sonunda, ölenin yakınlarının yaşanan sorunlar nedeni ile maktulün intihar ettiğini, intihara teşvik edildiğine veya yönlendirildiğine yönelik bir beyanda bulunmadıklarını, bu yönde de bir delil de elde edilemediğini gerekçe gösterilmek suretiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla;
Ölümden önce maktul tarafından tutulan kayıttan da anlaşılacağı üzere kendi ailesinin yaşananlardan haberdar olmadığı ve bu nedenle intihara yönlendirmeye veya teşvike ilişkin bu şahıslar tarafından bir bilgi verilmemesinin takipsizlik gerekçesi yapılamayacağı gibi, maktulün isimlerini zikrettiği şahısları ölümünden hangi sebeple sorumlu tuttuğu yönünde yeterli bir araştırma yapılmayarak kayıtta ismi geçen diğer şahısların da şüpheli sıfatıyla, aynı apartmanda yaşayan diğer yakınların da tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, dolayısıyla bu yönlere ilişkin eksikliklere giderildikten sonra şüphelilerin yaptıkları eylemleri ile meydana gelecek sonucu öngörüp öngöremeyeceklerinin değerlendirilmesi ile oluşacak sonuca göre hukuki durumun takdir ve tayin edilmesi gerektiği, yine karara konu suç dışında maktulün ölümden önce almış olduğu kayıtta “3 gün önce silahla vuracaktı bizi, elinden zor aldım sürekli bizi tehdit ediyor” şeklindeki beyanları ile eşi tarafından kendisinin ve çocuklarının silahla öldürüleceği yönünde tehdit edildiğini beyan ettiği ve maktul ile küçük yaştaki çocuklara karşı gerçekleşen silahla tehdit suçunun soruşturma ve kovuşturmasının da şikayete tabi olmadığı, bu yönden ve yapılacak soruşturma sonunda tespit edilebilecek diğer yönlerden hiçbir soruşturma yapılmadığı, bu nedenle eksik soruşturma sonucu verilen karara yönelik itirazın kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın
bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24/12/2019 gün ve 94660652-105-34-14249-2019-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;

TÜRK MİLLETİ ADINA

Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, … 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/05/2019 tarihli ve 2019/1921 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08/04/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.