Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/11887 E. 2021/2260 K. 03.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/11887
KARAR NO : 2021/2260
KARAR TARİHİ : 03.03.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı şirketin kabulü üzerine dava dışı … İnşaat Yatırım adlı şirkete hizmet sunduklarını; dava dışı şirkete düzenlemiş olduğu fatura karşılığında tahsil etmiş olduğu kısmi ödemeleri anında davalı şirkete bildirip her ödemeden sonra da tahsil edilen tutarın yarısının davalı şirkete ödendiğini; iş sebebi ile yapılmış masraflar ve sair giderler düşüldüğünde kendilerinin tüm ödemeleri tamamladıklarını, şirketlerince fazla ödeme yapıldığını, buna rağmen davalı şirket tarafından haklarında icra takibi yapıldığını ileri sürerek; haklarında yapılan icra takibi nedeniyle davalıya 34.500,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyetli davalının % 40 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne; davacının itirazın kaldırılmasına karar verilen 34.500 TL alacağın 12.872 TL’ sinden borçlu olmadığının tespitine; fazlaya dair istemin ve tarafların koşulları bulunmayan kötüniyet ve icra inkar tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ve … Yapı Uygulama San. ve Tic. Ltd. Şti tarafından temyiz edilmesine üzerine; Dairemizin 05/03/2018 tarihli, 2018/134 E. ve 2018/2031 K. sayılı ilamı ile Sib-Orğ Yapı Uygulama San. ve Tic. Ltd. Şti’nin davada taraf sıfatı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davalı şirketin tasfiye memuru olan …’ın aile nüfus kayıt tablosunun dosya içine alınması suretiyle vefat edip etmediğinin araştırılması, vefat etmişse davalı şirketin tasfiyesinin gerçekleşip gerçekleşmediği ve davalı şirkete yeni bir tasfiye memuru atanıp atanmadığı, davalı şirketin iflas edip etmediğinin de araştırılması gerektiği gerekçesiyle de kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, tasfiye halindeki davalı şirketin tasfiye memurunun vefat ettiği belirlenip, davacı tarafa tasfiye memuru atanması için işlem yapmak üzere süre verilmiş, davacının duruşmaya gelmemesi ve davayı takip etmemesi üzerine 25/11/2019 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılmasına, üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle de, 25/02/2020 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayıldığının tespitine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı tarafın kendisini vekille temsil ettiği gerekçesiyle davalı lehine yargılama giderine hükmedilmiştir. Ne var ki, vekil … tarafından mahkemeye sunulan 14/04/2015 tarihli dilekçe ile, tasfiye halindeki davalı şirket için vekaletname sunmasının mümkün olmadığı, hiçbir zaman belirtilen tasfiye halindeki şirketin vekili olmadığı belirtilmiştir. Dosya kapsamında davalı tasfiye halindeki şirket lehine verilen bir vekaletnamenin de bulunmaması karşısında, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesi yollaması ile HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 3. bendinde yer alan “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’nin 7/1. maddesine göre, ön inceleme tutanağı da imzalandığından 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine” cümlesinin çıkarılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine, hükmün davacı yararına düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı HMK’nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’un 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.