Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/9144 E. 2013/12357 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9144
KARAR NO : 2013/12357
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.03.2011 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.01.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalı şirketin taş ocağındaki patlatma faaliyeti nedeniyle evinin zarar gördüğünü öne sürerek 10.000 TL tazminat istemiyle dava açmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacının evinde oluşan hasarın davalıya ait taş ocağındaki işletme faaliyetleri nedeniyle meydana gelip gelmediğinin tesipiti için mahallinde yapılan keşifte dinlenen davacı tanıkları, davacının evindeki zararın davalı şirketin taş ocağındaki patlatmalar sonucu meydana geldiğini beyan etmişlerdir.
13.03.2012 havale tarihli inşaat ve jeoloji bilirkişi raporunda, davacının evindeki çatlakların muhtemelen davalı şirketin taş ocağındaki patlamalardan kaynaklandığı belirtilerek, davacının zararın 5.000 TL olduğu bildirilmiştir.
26.11.2012 tarihli inşaat bilirkişi, raporunda; davacının evindeki çatlakların özellikle davalı şirketin taş ocağındaki patlama faaliyetinden sonra oluşmasının davalı şirketin faaliyetlerinden olduğunu gösterdiğini, onarım ve güçlendirme maliyetinin 15.000 TL olduğunu bildirmiştir.
Görülüyor ki bilirkişi raporları tazminat miktarı bakımından birbiriyle çelişkilidir. Mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve gerekçesi açıklanmadan son bilirkişi raporuna değer verilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, uzman bilirkişi heyeti marifetiyle mahallinde yeniden keşif yapılarak önceki raporlar arasındaki çelişkiyi ortadan kaldıracak şekilde gerekçeli rapor alınmak suretiyle hasarın ve zararın belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.