Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3928 E. 2021/3062 K. 30.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3928
KARAR NO : 2021/3062
KARAR TARİHİ : 30.03.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16/10/2019 tarih ve 2019/217- 2019/617 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının dava dışı şirketten ipotek yükü ile birlikte taşınmaz satın aldığını, bu taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu yapıp işletmek için davalı ile protokol, bayilik sözleşmesi ve ariyet sözleşmesi akdedildiğini, davacının protokol gereği edimlerini yerine getirdiğini, protokolün 3. maddesi uyarınca davalının taşınmaz üzerindeki ipoteği fekketmesi gerektiğini, ancak çekilen ihtarnameye rağmen ipoteğin fekkedilmediği gibi, dava dışı şirketin borcundan dolayı ipotekli taşınmazın icra takibine konu edilerek satışının talep edildiğini ileri sürerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davacı aleyhine başlatılan icra takibinin iptaline, davalının %40 oranından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine ve protokol gereği davalının kaldırmayı taahhüt ettiği taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından iptali istenen icra takibinin dava dışı HB Saran Otobüs İşletmeciliği Petrol A.Ş’nin davalıya olan borçlarının tahsili için açıldığını, davacı ile protokol imzalandığında dava dışı HB Saran Otobüs İşletmeciliği Petrol A.Ş’nin davalıya olan borçlarının ödenmemiş olması nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla açmış oldukları icra takibinin de mevcut olduğunu, protokolde öngörülen şartlar yerine getirildiğinde ipoteğin kaldırılacağının kararlaştırılmış olmasının, dava dışı HB Saran Otobüs İşletmeciliği Petrol A.Ş’nin davalıya olan borcunu ortadan kaldırmadığını ve davacı şirketin sonraki malik olarak ipotek borçluluğunu da sona erdirmediğini, protokolde öngörülen şartların tamamen yerine getirilmiş olması durumunda dahi ipoteğin tarafların mutabık kalacağı bir tarihte kaldırılacağının yazılı olduğunu, protokolde belirtilen şartların tümünün yerine getirilmediğini, bayilik sözleşmesinin süresinin 06.02.2014 tarihinde sona ereceğini ve davacının bu yükümlülüklerinin sözleşmenin sona ereceği bu tarihe kadar devam ettiğini, bayi davacının bu yükümlülüklerine uyup uymadığının da ancak sözleşmenin biteceği tarihte anlaşılabileceğini ve o tarihten önce davacının taahhütlerini yerine getirdiği iddiasında bulunmasının mümkün olmadığı belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının davaya konu taşınmazı ipotek ile yükümlü olarak satın aldıktan sonra davalı ile 06.02.2009 tarihinde bayilik sözleşmesi ve ayrıca aynı tarihli “Protokol” başlıklı sözleşmeyi imzaladığı, 5 yıl süre ile davalının bayisi olmayı kabul ve taahhüt ettiği, 06.02.2009 tarihli protokolün 3. maddesinin 3. paragrafında “Bayinin iş bu protokoldeki taahhütlerini yerine getirmesi ve istasyonu işletmeye açarak yasal mevzuat hükümlerine uygun şekilde Lukoil bayisi olarak işletebilmesi kayıt ve şartına bağlı olarak HB Saran Otobüs İşletmeciliği Petrol Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin Lukoil’e doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak istasyon arazisi üzerinde tesis edilmiş ipoteği bayinin yazılı talebi halinde tarafların mutabık kalacakları bir tarihte fek edecektir.” şeklinde düzenlendiği, bu maddeden anlaşılacağı üzere taşınmazın teminat vasfının istasyonun 5 yıl süre ile işletilmesi sırasında da devam edeceği, 5 yıl süreli olan sözleşme bitmeden ve mutabakat sağlanmadan davacının ipoteğin kaldırılmasını isteyemeyeceğinden, 5 yıllık süre bitmeden açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 30/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.