Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5781 E. 2021/3045 K. 29.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5781
KARAR NO : 2021/3045
KARAR TARİHİ : 29.03.2021

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.03.2016 tarih ve 2014/256-2016/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin trafik sinyalizasyonları gibi sistem ve altyapılarını üretmek, kurmak için İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulduğunu, davacının “ceptrafik” ibareli markanın 35. emtia sınıfında tescili için TPMK MDB’ye 03.12.2011 tarihinde başvurduğunu, ancak başvuruya davalı …Ş. tarafından, kendilerine ait “cep” ibareli markalarına ayırt edilemeyecek şekilde benzer olduğu gerekçesiyle itiraz edildiğini, bu itirazın önce TPMK MDB tarafından reddedildiğini, ancak daha sonra TPMK YİDK tarafından kabul edilerek, davacının marka başvurusunun reddine karar verildiğini, bu kararın usulsüz olduğunu, davacının “ceptrafik” isimli akıllı telefon uygulamasının milyonlarca kullanıcısının olduğunu, 2005 yılında 9. emtia sınıfında bu markanın davacı adına tescil edildiğini, bu yönden kazanılmış hak oluştuğunu, TPMK’nın 20.10.2011 tarihinde yaptığı duyuru ile 35. Sınıfın uygulamasına eklemeler yaptığı ve son yapılan eklemelere göre davacının marka başvurusunun bu sınıf için yapılmasının önünün açıldığını belirterek, TPMK YİDK’nın 2014-M-5847 sayılı kararının iptaline ve 2011/103893 kodla işlem gören “ceptrafik” markasının davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …Ş. vekili, davalı şirketin “cep” ve “cep” ibaresini ihtiva eden yüzlerce seri markasının olduğunu, dava konusu markanın kendi adına tescilli markalardan ayırt edicilik unsurunun olmadığını, bu markanın davalının seri markalarının arasında kaybolacağını ve onlarla bağlantı kurulacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı TPMK vekili, davacının “ceptrafik” markasının, davalı şirket adına kayıtlı “cep”, “cep1”, “cep2”, “cep7575”, “cep aile reisi” ibareli diğer markaları ile karıştırılma ihtimaline neden olacak şekilde benzer olduğu gerekçesiyle TPMK YİDK tarafından itirazın kabulüne ve marka başvurusunun reddine karar verildiğini, 556 sayılı KHK’nın 8/1,b maddesi uyarınca ret kararının yerinde olduğunu, “ceptrafik” ile “cep” markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, dava konusu markanın 35. emtia sınfı için ayırt edicilik kazanmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu markanın tescilinin istendiği mal ve hizmetler sınıfı ile davalı şirketin tescilli markalarının kullanıldığı mal ve hizmetlerin karşılaştırılmasında, 35. Emtia sınıfındaki “Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları dahil). Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları.” yönünden benzer hizmetler olduğu, 35. sınıftaki bu mal ve hizmetler dışında benzerliğin olmadığı, başvuru konusu “ceptrafik” ibareli marka ile davalı şirketin adına tescilli “cep”, “cep1”, “cep2”, “cep7575”, “cep aile reisi” ibareli markaların standart karakterlerle yazıldıkları, başkaca şekil unsurunun olmadığı ve birbirleriyle karıştırılma ihtimalinin olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK’nun 2014-M-5847 sayılı kararının başvuru kapsamındaki 35.sınıftaki “Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları dahil). Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları.” dışında kalan mallar yönünden kısmen iptaline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, başvuru konusu markanın 9. emtia sınıfında, 2005 yılında davacı adına tescilinin sağlandığı, bu nedenle dava ve başvuru konusu 35. emtia sınıfındaki mal ve hizmetlerden “Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları dahil). Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları.” mal ve hizmetleri yönünden davacının kazanılmış hakkının bulunduğu belirtilmişse de, mahkeme hükmünün gerekçesinde bu hususa atıf yapılmadan, sanki başvuru konusu sınıftaki tüm mal ve hizmetler bakımından davacının markasının, davalıya ait markalarla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu belirtilmiş olup, hüküm kısmında ise alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, ancak hükmün gerekçesine aykırı olacak şekilde, davacının 35. emtia sınıfındaki kazanılmış hakkı olan mal ve hizmetler yönünden TPMK YİDK kararının iptaline, ancak 35. emtia sınıfındaki diğer mal ve hizmetler yönünden TPMK YİDK kararının iptali talebinin reddine karar verilmiştir. Kısaca, mahkemece verilen hükmün gerekçesinde, başvuru konusu markanın, 35. emtia sınıfında belirtilen tüm mal ve hizmetler bakımından, davalının “cep” ibaresini taşıyan adına tescilli markaları ile arasında iltibas olduğu ve 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi kapsamında incelenmesine gerek olmadığı belirtilmiş olup, bu gerekçeye göre davanın kısmen kabulüne karar verileceği değil, davanın reddine karar verileceği sonucu çıkmaktadır. Bu haliyle mahkemenin gerekçesi ile hüküm kısmı birbiriyle çelişmektedir. 6100 sayılı HMK’nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın somut olaya uygun gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Başka bir anlatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, çelişki bulunmaması gerekir. Açıklanan nedenlerle Mahkemece, gerekçe ile hüküm fıkraları arasında çelişki içeren karar verilmesi ve kararın gerekçesinin kendi içinde çelişkili olması ve eksik gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
2- Bozmanın sebep ve şekline göre, davalı TPMK vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı TPMK’ya iadesine, 29.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.