Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1793 E. 2021/1644 K. 24.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1793
KARAR NO : 2021/1644
KARAR TARİHİ : 24.02.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.10.2018 tarih ve 2018/141 E. – 2018/352 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 13.02.2020 tarih ve 2018/2008 E. – 2020/204 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “YAYLA” esas unsurlu markalarının bulunduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “YAYLA Gelenekten Geleceğe Sağlık Bakliyat+şekil” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince başvuruya itiraz edildiğini, itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa, dava konusu markaların benzer olduğu hususunun YİDK kararı ile de sabit olduğunu ancak haksız şekilde davalının kazanılmış hakkının varlığından söz edilerek itirazlarının reddedildiğini, oysa dava konusu markalar karşılaştırıldığında davalının davacı markalarına yanaşma kastının açıkça görüldüğünü, davalının sonraki tarihli markasında kullanılan farklı renk unsurları ve “Gelenekten Geleceğe Sağlık Bakliyat” sözcükleri birlikte değerlendirildiğinde somut olayda kazanılmış hak koşullarının gerçekleşmediğini, ayrıca önceki tarihli marka kapsamından farklı olarak 32. ve 43. sınıf mal/hizmetlerin de söz konusu olduğunu, davalı firmanın kötüniyetli hareket ettiğini ileri sürerek 2018-M-857 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin “YAYLA” seri markalarının sahibi olduğunu, dava konusu markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müktesep hakkının bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, taraf markaları arasında işaret ve emtia bakımından benzerlik bulunduğu, ancak davalının müktesep hakkının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının itirazına mesnet markalarının asli, baskın ve ayırt edici unsurunun “YAYLA” ibaresi olduğu, davalı başvurusunda asli unsurun da aynı olduğu, davacı markasıyla müştereken aynı kelimeyi içeren davalının başvurusuna konu markasında, davacının itirazına mesnet markalarında bulunan şekil unsurunun kullanıldığı, davalının önceki markalarında bulunmayan bu şekil kullanımı ile davacının markalarına yakınlaştığı, dava konusu markada müktesep hak iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan “YAYLA” kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma cabası ve iltibas tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK’nın 2018-M-857 sayılı kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 49,50 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 24.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.