YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33304
KARAR NO : 2021/6567
KARAR TARİHİ : 29.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2013 tarihli ve 2013/280 Esas – 2013/448 Karar sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuk … ve sanıklar … ile … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin, sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 20/12/2018 tarihli ve 2016/18873 Esas – 2018/16660 Karar sayılı ilamı ile sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin reddedildiği, hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin ise bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılamaya suça sürüklenen çocuk …’ın da dahil edilerek Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/01/2020 tarihli ve 2019/306 Esas – 2020/111 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk … hakkında da hırsızlık suçundan hüküm kurulduğu, sanıkların bozma sonrası kurulan hükümleri temyiz etmedikleri, ancak suça sürüklenen çocuk müdafiinin bozma sonrası kurulan hükme yönelik temyiz isteminde bulunduğu, suça sürüklenen çocuk hakkında bir temyiz incelemesi yapılmadığı ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümler bozulmadığı halde suça sürüklenen çocuk hakkında bozma sonrası kurulan hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu; ayrıca suça sürüklenen çocuk ve müdafinin yokluğunda verilen 23/10/2013 tarihli ve 2013/280 Esas – 2013/448 Karar sayılı hükmün 22/07/2016 tarihinde suça sürüklenen çocuk müdafiinin çarşıda olduğu belirtilerek … isimli kişi imzasına tebliğ edildiği, ancak tebligat parçasında imzası bulunan…’nun müdafiin çalışanı olup olmadığı konusunda şerh bulunmadığı, bu itibarla yapılan tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 17. maddesine aykırı olarak yapıldığından usule uygun olmadığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuk müdafinin 27/01/2020 tarihli temyiz isteminin 23/10/2013 tarihli ve 2013/280 Esas – 2013/448 Karar sayılı hükme yönelik olduğu kabul edilerek ve tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle hükmün öğrenme üzerine süresinde temyiz edildiği belirlenerek yapılan incelemede;
1- Mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
14/04/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dâhil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılanın, kapılarını kilitleyerek yola park ettiği özel halk otobüsünün camı kırıldıktan sonra otobüs içindeki 150 TL paranın çalınması şeklide gerçekleşen olayda, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu ve iddianamede suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 142/1-a-c maddesinin uygulanması talep edildiği, ancak ek savunma hakkı verilmeden aynı Kanun’un 142/1-b maddesi uyarınca uygulama yapıldığı anlaşılmakla; anılan bentlerde öngörülen ceza sürelerinin aynı olması nedeniyle ek savunma hakkı verilmemesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 29/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.