YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2297
KARAR NO : 2021/1673
KARAR TARİHİ : 24.02.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.10.2017 gün ve 2017/228 E. – 2017/627 K. sayılı kararı onayan Daire’nin 27.02.2019 gün ve 2017/5418 E. – 2019/1598 K. sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2012 yılına ilişkin genel kurulunun 18.02.2013 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin TTK’nın 420. maddesi kapsamındaki talebi üzerine bilanço ve buna bağlı gündem maddelerinin görüşmelerinin ertelendiğini, ertelenen gündem maddelerinin 25.03.2013 tarihinde yapılan genel kurulda görüşüldüğünü ancak anılan genel kurulda alınan kararların bir kısmının da iptalinin gerektiğini, müvekkilinin bilanço ve buna bağlı maddelerin görüşmelerinin ikinci kez ertelenmesi talebinin reddedildiğini, bu kararın yerinde olmadığını, şirketin mali durumu ve faaliyetleri hakkında müvekkilinin yeterince bilgilenerek genel kurul toplantısına katılımı sağlanmadığı gibi genel kurulda da yazılı açıklama verilmekten çekinildiğini, 2012 yılı denetçi raporunun ibrası kararının da hukuka aykırılık taşıdığını, gerçeği yansıtmadığı yönünde ciddi bulgular bulunan bilanço bilgileri ve alt hesaplar hakkında hazırlanmış olan denetim raporunun yüzeysel nitelikte olup objektif ve doyurucu nitelikte bir denetim yapıldığını göstermekten uzak bulunduğunu, 2012 yılı bilanço ve gelir gider tablosu hesaplarının tasdikine ilişkin 3 nolu kararın da iptalinin gerektiğini, ayrıca oydan mahrum olmalarına rağmen yönetim kurulu üyelerinin de bilanço ve hesapların tasdiki için oy kullandıklarını, yapılan açıklamalar karşısında yönetim kurulu raporunun ibrasının da hukuka aykırı olduğunu, bu raporun yüzeysel olup gerçeği yansıtmadığını, gündemin 5. maddesi ile kâr dağıtılmaması yönünde karar alındığını, anonim şirketlerin nihai amacının kâr elde etmek ve dağıtmak olduğu gibi kâr payı alma hakkınında vazgeçilmez haklardan bulunduğunu, şirketin kâr dağıtmamasının gerekçesi olarak önceki yıllarda olduğu gibi yatırımların gösterildiğini, şirketin birikmiş kârının olmasına rağmen bu kârın dağıtılmadığını, dolayısıyla bu kararın da iptalinin gerektiğini, TTK’nın 438. maddesinde düzenlenen koşullar oluştuğundan şirkete özel denetçi atanmasını talep ettiklerini ileri sürerek, davalı şirketin 25.03.2013 tarihli genel kurulunda alınan 1,2,3,4 ve 5 nolu kararların iptaline, şirkete özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 25.03.2013 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının 5. maddesine yönelik iptal isteminin dava şartı gerçekleşmediğinden reddine, sair husular bakımından yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.