Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/12827 E. 2011/15216 K. 09.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12827
KARAR NO : 2011/15216
KARAR TARİHİ : 09.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.11.2010 gününde verilen dilekçe ile haciz şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili 1077 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali için açtıkları tapu iptali ve tescil davasında taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir kararı konulmasına rağmen davalılar tarafından taşınmaz üzerine haciz konulduğunu ileri sürerek kayıttaki haciz şerhlerinin terkinini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davalı … lehine konulan haciz şerhinin ihtiyati tedbir kararından önce kayda işlendiği, davalı … başkanlığının haczinin ise ihtiyati tedbir kararından sonra olduğu ancak belediyeye karşı icra müdürlüğüne müracaat ya da istihkak iddiası ile icra hukuk yollarının kullanılabileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davacıların diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Dava ihtiyati tedbir kararına rağmen taşınmaz kaydına işlenen haciz şerhinin terkini isteğine ilişkindir.
Gerçekten haciz, kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini teminen borçluya ait ve haczi kabil bulunan mallara alacaklının İcra Müdürlüğü aracılığı ile el koymasıdır. İcra İflas Kanununun 91.maddesi hükmü gereğince gayrimenkulün haczi ile takip konusu borç ve eşya arasında kurulan ilişki Türk Medeni Kanununun 1010.maddesi uyarınca tapu kütüğüne şerh verilmekle de sonradan bu hakla bağdaşmayan hak kazanan kişilere karşı ileri sürülebilir hale gelir.
Eldeki davada dava konusu taşınmazın tapu kaydına davalı … tarafından yapılan takip sonucu 05.08.2010 tarihinde haciz şerhi işlenmiştir. Bu durumda, davalı alacaklının bu hakkını taşınmazın mülkiyetini sonradan kazanan kişilere karşı da ileri sürebilme olanağı elde ettiğinden söz edilebilir. Ancak, burada şerhin korumasından davalının yararlanmasını engelleyecek bir durum söz konusudur. Şöyle ki, şerh konulduğu tarihte taşınmazın mülkiyeti davalı olup bu dava nedeniyle de taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi işlenmiştir. Burada, ihtiyati tedbir şerhinin niteliği üzerinde kısaca durmakta yarar vardır.
Bilindiği gibi, uyuşmazlıkların çözümü için dava yolu tercih edildiğinde bu davanın belli bir süreci alacağı da bilinmektedir. İşte bu süreçte dava konusu hakkın elde edilmesini ortadan kaldıracak bir takım riskler söz konusu olabilir. Bu bağlamda da yargılama hukukunda kesin hukuki himaye sonucunun ortaya çıkmasına kadar yargılama öncesinde veya sonrasında meydana gelebilecek tehlikelerden ve sakıncalardan davalı veya davacıyı hatta üçüncü kişiyi korumak için yargı organlarınca verilen geniş veya dar kapsamlı geçici hukuki himaye tedbirleri öngörülmüştür (EjderYılmaz, Geçici Hukuki Himaye Tedbirleri, Ankara 2001, C.I, s.32.). 6100 sayılı HMK’nun 389. ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir kurumu da geçici hukuki himaye tedbirlerinden birisi hatta en sık başvurulanıdır. Taşınmaz mülkiyetinin çekişmeli olduğu hallerde tasarruf yetkisini kısıtlayacak nitelikte verilen ihtiyati tedbir kararı, Türk Medeni Kanununun 1010/I,1 maddesi gereğince de tapu kütüğüne şerh edilebilecektir.
Yargılama konusu yapılmış ve sonucunda mülkiyet aktarımına karar verilmesi muhtemel taşınmazlar hakkında verilen ihtiyati tedbir kararları bu kararların tapu siciline işlenildiği tarihten itibaren üçüncü kişiler için de alenilik oluşturur ve artık kayda verilen şerhten itibaren mülkiyet aktarımına engel teşkil ettikleri gibi, kayıt maliki borcundan ötürü ihtiyati haciz ya da icra-i haciz alacaklıları içinde hüküm ifade ederler.
Somut olaya döndüğümüzde, davalı belediyenin haczinin ihtiyati tedbir kararından sonra kayda işlenmesi karşısında mahkemece belediye aleyhine açılan davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine 2.bentte yazılan nedenle kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcı istek halinde yatırana iadesine 09.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.