Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1297 E. 2021/1529 K. 22.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1297
KARAR NO : 2021/1529
KARAR TARİHİ : 22.02.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.11.2019 tarih ve 2015/258- 2019/321 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca yapılan soruşturma ve inceleme sonucunda, bakanlık başmüfettişleri tarafından düzenlenen raporda, Sincan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Taşımalı İlköğretim kapsamında yüklenici davalı Akmeşe Ltd. Şti.’ye 2001-2002 öğretim yılı tahakkuk müzekkeresi ve verilen emirleri ile 21.712,43 TL, diğer yüklenici davalı … Ltd. Şti.’ye ise 2002-2003 öğretim yılı tahakkuk müzekkeresi ve verilen emirleri ile 19.913.715.075 TL fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini, davalı gerçek kişilerin fazla ödeme yapılan belgeler nedeniyle sorumluluğu olan kişiler olduklarını ileri sürerek, davalı Akmeşe Ltd. Şti’ye fazla ödenen 21,712,43 TL’nin yüklenici davalı Akmeşe Ltd. Şti. ile müfettiş raporu uyarınca sorumluluğu tespit edilen davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …’dan, Göksel Ltd. Şti.’ye fazla ödenen 19.913,72 TL’nin yüklenici Göksel Ltd. Şti. ile ve müfettiş raporu uyarınca sorumluluğu tespit edilen davalılar …, …, İsmet Aydoğan, …, …, …, …, …, … , …, …, …, …, …’dan ödenme tarihlerinden itibaren tahsil tarihine kadar işlemiş ve işleyecek yasal faizleriyle birlikte sorumlu oldukları miktarlar oranında müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yüklenici şirketlere yapılan ödemelerin sözleşmeye uygun olduğu bu nedenle bu ödemeler sebebiyle davacının gerçek zararından söz edilemeyeceği, ihale bedelini belirlemeye elverişli olmayan tahmini nitelikteki muhammen bedel sebebiyle muhammen bedel tespit komisyonuna sorumluluk atfedilemeyeceği, ayrıca muhammen bedelin ihaleden önce tespit edildiği, yüklenici firmalar belli indirim yaptıktan sonra işi yüklendikleri, yüklenici firmaların yaklaşık maliyetin fazla hesaplanmasından sorumlu olmayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı gerçek kişiler hakkındaki davanın kararda yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, davacı bakanlıkça açılan taşıma ihalesi kazanan yüklenici şirketler ve ihalenin planlanmasında ve icrasında görevli memurlarca kamunun zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. İhale Planlama Komisyonunca, taşıma yapılacak 21 hattın her birine ayrı bir araç tahsis edilmesi ve taşımanın bu şekilde yapılması planlanmıştır. Davacı yanca davaya dayanak olarak gösterilen soruşturma raporunda, planlamanın kamuyu zarara uğratacak şekilde yapıldığı, zira bazı hatların birleştirilmesi suretiyle taşıma yapılmasının mümkün olması sebebiyle her bir hatta ayrı araç tahsisine gerek olmadığı, planlamanın bu şekilde yapılması halinde daha az muhammen bedel belirleneceği ve dolayısıyla işin daha düşük bir bedelle ihale edileceği, kaldı ki yüklenici şirketlerin de planlanan şekilde değil hatları birleştirerek taşıma yaptıkları ancak ücretlerini planlandığı şekilde taşıma yapmış gibi aldıkları iddia edilmiştir. Ancak soruşturma raporundaki iddianın aksine konfor odaklı, öğrencilerin zamanında ve iyi şartlarda taşınması için belirtilen şekilde yapıldığı anlaşılan planlamada bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Nitekim, yüklenici şirketlerin taşımayı planlandığı şekliyle değil de hatların birleştirilmesi suretiyle yaptığı fiili durumda öğrencilerin sıkışık ve son derece rahatsız bir şekilde taşındığı soruşturma sürecinde toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece, davalı gerçek kişiler hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmese de yüklenici şirketler hakkındaki davanın reddi isabetli görülmemiştir. Zira, dosya kapsamındaki delillerle, yüklenici şirketlerin eksik ifada bulundukları sabittir. Bu itibarla, mahkemece, davalı yüklenicilerin fiili olarak yaptıkları iş ve bu işe tekabül eden ücretin belirlenmesi ve sözleşme ücretiyle fiili duruma tekabül eden ücret arasındaki farka kamu zararı olarak hükmedilmesi, bu şekilde hesaplama yapmanın mümkün olmaması halinde ise, zararın sabit olduğu gözetilerek, TBK’nın 50. maddesine göre zararın belirlenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazların reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 22/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.