YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1484
KARAR NO : 2021/2654
KARAR TARİHİ : 28.04.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL – TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakanları …in 119 ada 8 parsel sayılı taşınmazını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak kızı olan davalıya satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek miras payları oranında iptal tescile, mümkün olmazsa bedele karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, mirasbırakanın temlikteki amacının mal kaçırmak değil mirasçılar arasında paylaşım yapmak olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece, “Somut olaya gelince, dinlenen tanıklar temlikin mal kaçırma amacıyla yapıldığı hususunda bir beyanda bulunmamışlar, muvazaa olgusunun varlığına dair dosyaya bir delil sunulmamıştır. Bir başka anlatımla muvazaa iddiası kanıtlanmış değildir. Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde mahkemece, muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat isteğine ilişkin olup,hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda dava değeri taşınmazın tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçı veya mirasçıların payına isabet eden değerdir.
Somut olayda dava 1.000,00 TL değer gösterilmek ve harçlandırılmak suretiyle açıldığı ve yargılama aşamasında 127.361,87 TL üzerinden harç ikmal edildiği, bozma sonrası davanın reddine karar verilerek maktu vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece harcı ikmal edilen dava değeri üzerinden nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün 4. bendinin yerinden çıkarılarak yerine “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince nispi 12.938,94-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine” ibaresinin yazılmasına, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın davalıya geri verilmesine, davacılardan harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 28/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.