YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1924
KARAR NO : 2021/1624
KARAR TARİHİ : 23.02.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15.11.2018 tarih ve 2018/494 E. – 2018/568 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar … ile … vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, 25.05.2007 tarihinde davalı …’in sevk ve idaresinde olup diğer davalı … adına kayıtlı bulunan ve davalı … nezdinde hizmet ifa eden özel halk otobüsünün seyir halindeyken kapılarını açık tutmak suretiyle davacıların babası Mehmet Tuncel’in hareket halindeki otobüsten düşerek ölümüne neden olduğunu, Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/61 esas 2010/435 karar sayılı ilamıyla davalı sürücünün mahkum edildiğini, verilen kararın onararak kesinleştiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi gereği tüm davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davaya konu özel halk otobüsünün davalı belediyenin denetim yükümlülüğü altında olduğunu ileri sürerek davacılar için ayrı ayrı 20.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştekeren ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … ve … vekilleri ile davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacılar murisinin içinde bulunduğu halk otobüsünün belediye sınırları içerisinde toplu taşıma yetkisinin davalı …’na ait olup halk otobüslerinin denetimlerinin de Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olması sebebiyle Büyükşehir Belediyesinin söz konusu özel halk otobüsünün davacılar nezdinde vermiş olduğu zararlardan müteselsilen sorumlu olduğu, davalı …’in ise araç maliki ve işleten olarak, …’ in ise araç sürücüsü olarak meydana gelen zarardan sorumlu olduğu ve bu nedenle davalıların bu savunmalarına itibar edilemeyeceği, davalıların zamanaşımı savunmasına ise davaya konu kazanın 25.05.2007 tarihinde meydana gelmiş olup Karayolları Trafik Kanunu 109/2.maddesi gereği olayda ceza zamanaşımının geçerli olması ve dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmamış olması sebebiyle itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davacıların davasının kısmen kabulü ile her bir davacı için davalılardan 25.05.2007 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte 10.000,00’er TL’nin alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar … ve … vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyiz edenlerin sıfatına ve temyiz sebeplerine göre davalılar … ve … vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar … ve … vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 512,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 23.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.