YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3882
KARAR NO : 2021/3027
KARAR TARİHİ : 29.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.09.2019 tarih ve 2019/456 E. – 2019/912 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıdan kumaş satın ve teslim alan davalının, keşide edilen ihtarnameye rağmen borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıdan satın alınan kumaşların tişört haline getirilerek paketlenmesinden sonra kumaşta yağ lekesi olduğunun belirlendiğini, ayıbın öğrenilmesi üzerine derhal ayıp ihbarında bulunulduğunu, yağ lekesinin kumaştan kaynaklandığının alınan raporla tespit edildiğini, malların davalının elinde kaldığını, davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını belirterek, davanın reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalının süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, davalı tarafından 23.10.2012 tarihinde ayıp ihbarının yapılmış olduğu, ancak hangi kumaş teslimatına ilişkin olduğunun ihtardan anlaşılamadığı, davalının ayıba bağlı haklardan faydalanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 39.403,39 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava konusu alacak faturadan kaynaklandığından, davalı yönünden alacak tutarı likit (belirlenebilir – öngörülebilir) nitelikte olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, icra inkar tazminatı ile ilgili talep harçlandırılabilir dava konusuna dahil olmadığından, davanın kısmen reddi şeklinde hüküm kurulup davalı yararına vekalet ücreti takdiri de isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 29.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.