Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4063 E. 2021/3592 K. 13.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4063
KARAR NO : 2021/3592
KARAR TARİHİ : 13.04.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.11.2019 tarih ve 2019/245-2019/407 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacıdan mermer ve yan ürünlerini satın aldığını, borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40’tan aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında fatura tarihinden önce başlayan ticaret bulunduğunu, buna göre mal alımı ve ödemeler yapıldıktan sonra faturaların düzenlendiğini, davalının avans olarak mal alımından önce ve sonra davacıya ödemeler yaptığını, davalının davacıya borcu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, 10.000,00 TL bedelli çek ile 15.000,00 TL bedelli çeklerin ödenmediği ve alacaklı elinde bulunduğu, davacı alacaklının bonoların miktarı kadar alacak talep edebileceği, bununla birlikte ilk bozma öncesi 2011/467 esas 2013/206 karar sayılı yargılama neticesinde hükmedilen 19.370,86 TL’nin kesinleşmiş olduğu, davanın 19.370,86 TL ve iki adet bononun bedeli olan 25.000,00 TL olmak üzere toplam 44.370,86 TL yönünden kısmen kabulüne, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar değişen oranlarda (% 9 yıllık faizi geçmemek üzere) yasal faiz uygulanmasına, alacağın likit ve belirlenebilir olmaması, yargılama neticesinde belirlendiği hususları nazara alınarak davacı tarafın icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, yine her ne kadar her iki taraf ayrı ayrı kötüniyet tazminatı talep etmiş ise de, davalı yanca ilgili icra takibinin kötü niyetli olarak başlatıldığının, davalı tarafça da davalının kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle bu istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.273,22 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.