YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1948
KARAR NO : 2021/1629
KARAR TARİHİ : 23.02.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 02.02.2017 tarih ve 2015/289-2017/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın neden olduğu tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının kemik kırıkları olacak şekilde yaralandığını, yaralanma sebebiyle uzun süre fiziki ve psikolojik tedavi gördüğünü, tedavi süresince çalışamadığını, kazanç kaybına uğradığını, tedavi ve ulaşım masrafları yaptığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ile 7.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; davalının aracının önüne aniden başka bir aracın çıktığını, sürücünün çarpmamak için direksiyonu kırması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, Adli Tıp Kurumu’ndan alınan raporda davacının kalıcı maluliyetinin olmadığının tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı …; aracının önüne aniden başka bir aracın çıktığını, çarpmamak için direksiyonu kırması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, davacının üç gün hastanede kaldığını, kazadan sonra kontrollere kendisinin götürdüğünü, iki yıl çalışmamasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; kaza tarihinde asgari ücretin brüt aylık tutarının 608,00 TL olduğu, 2 aylık tutarının ise 1.216,00 TL olduğu, davacının artık itiraz etmediği üç aylık iyileşme süresi bakımından geçici tam iş göremezlik alacağının 2.918,40 TL tutarında bulunduğu, davacının hastane dışı 3 aylık bakım giderinin 1.345,40 TL, yol gideri 325 TL olmak üzere toplam 1.670,40 TL’nin davalı … %80 kusur tutarının ise 1.336,32 TL olduğu, böylece davacının, yol, hastane dışı tedavi, bakım giderleri ile geçici tam iş
göremezlik tazminatı ile davacının alabileceği tazminat tutarının 4.254,72 TL olduğu, manevi tazminatın bozma öncesi incelenip buna ilişkin herhangi bir aleyhe değerlendirme yapılmamış olduğundan, önceki hükümle kurulan manevi tazminatın aynen tahsiline hüküm kurulmak gerektiği gerekçesiyle tedavi gideri, hastane dışı yol giderleri ve geçici 3 aylık iş göremezlik tazminatının iki asgari ücret üzerinden yapılan ve davalılara atfedilen kusura göre toplam tutarı olan 4.254,72 TL tazminatın 09.08.2011 tarihinden yürüyen yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsil tahsiline, manevi tazminat bakımından istemin kısmen kabülü ile 2.500.- TL manevi tazminatın 09.08.2011 tarihinden yürüyen yasal faizi ile davalılardan müşterek müteselsil tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi- manevi tazminat istemine ilişkin olup somut olay bakımından yolcuya kusur izafe edilemeyeceği, kusur durumunun davalı taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarmayacağı gözetilerek kusura dayalı hakkaniyet indirimi yapılması doğru olmadığı gibi dosya kapsamı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, somut olayın özellikleri, olayın oluş şekli, ağırlığı ve bunun yol açtığı sonuçlar gözetildiğinde daha yüksek tutarda bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamış, kararın bu nedenlere bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.