YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12044
KARAR NO : 2013/13012
KARAR TARİHİ : 09.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar, arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 03.05.2013 gün ve 2013/4392 – 6683 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede ise tazminat istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen satış vaadi sözleşmesinde dava konusu taşınmaz üzerinde kat mülkiyeti kurulduktan sonra ferağ verileceğinin kararlaştırıldığı ancak bu şartın gerçekleşmediği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, ikinci kademedeki tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin temyizi üzerine karar Dairemizce; “… Somut olayda, İzmir 21.Noterliği’ nin 05.11.2008 tarih 30330 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesinde ifanın talep edilebilmesi ileride gerçekleşecek “kat mülkiyeti kurulması” şartına bağlanmıştır. Satış vaadi sözleşmesindeki taliki şart gerçekleşmeden davacı ferağa icbar talebinde bulunamayacağından İzmir 21. Noterliğinin 05.11.2008 tarihli 30330 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesinin ifası bu aşamada mümkün değildir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir” gerekçesiyle bozulmuştur.
Davacı vekili bozma ilamına karşı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Kural olarak bir sözleşmedeki borç şarta bağlanmış ise alacaklı şart gerçekleşmeden önce borcun ifasını isteyemez. Fakat BK m.154 hükmüne göre “Şartın tahakkukuna iki taraftan biri hüsnüniyet kaidelerine muhalif bir hareketle mani olursa o şart tahakkuk etmiş addolunur.” Yukarıda verilen örnekte olduğu gibi satış vaadi sözleşmesinin ifasının istenmesi yapıda kat irtifakı kurulması şartına bağlanmış ancak vaat borçlusu hiçbir yasal engel yokken kat irtifakını sırf ifayı engellemek için kurmuyorsa burada şartın gerçekleştiği kabul edilir (…, Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi ve Yüklenicinin Temlik İşleminden Kaynaklanan Davalar, S.260-261).
Dosya içerisindeki belge ve delillere göre davalı …’in dava dışı yüklenici … ile aralarında düzenledikleri 07.07.2007 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinde inşaatın teslim süresi 38 ay iken sonradan yine aralarında 14.01.2010 tarihinde düzenledikleri bu sözleşmeyi tadil eden adi yazılı ek sözleşme ile bu süreyi 90 aya çıkardığı, ayrıca davalı …’ın kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince payına düşecek dairelerin seçim yetkisi kendisine bırakıldığı halde ek sözleşmede seçim hakkının yükleniciye devrine razı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının dayanağı olan satış vaadi sözleşmesinde tescil için kat mülkiyeti kurulması şartı mevcut olup dava ve karar tarihi itibariyle yüklenici tarafından bu şart yerine getirilmemiş ise de davalı …’ın ek sözleşme ile yapılan değişikliklere muvafakat etmesi de kat mülkiyetinin kurulmasını geciktirmiştir. Dolayısıyla davalının satış vaadi sözleşmesindeki geciktirici koşulun gerçekleşmesinde sorumluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle davalının da dava dışı yüklenici ile birlikte şartın gerçekleşmesine engel olduğunun kabulü gerekir.
Sonuç olarak yukarıda belirtildiği üzere satış vaadi sözleşmesindeki geciktirici şartın yerine getirilmiş olduğunun kabulü ile davacının ikinci kademedeki tazminat isteminin hüküm altına alınması gerekir. Bu nedenle mahkeme kararının onanması gerekirken yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması maddi hataya dayalı olduğundan davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.05.2013 tarihli ve 2013/4392-6683 sayılı ilamının KALDIRILMASINA, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, peşin yatırılan karar düzeltme harcının istek halinde yatırana
iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 09.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.