Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/12817 E. 2013/14154 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12817
KARAR NO : 2013/14154
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.07.2005 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Dahili davalı … İdaresi vekili dava konusu 104 ada 75 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan kısmı dışında kalan bölümü için bir diyeceği olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne; 21 adet taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesine, 114 ada 93 parsel ve 104 ada 297 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü, dahili davalı … vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. HMK’nın 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre
mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince; davacı vekili dava konusu 104 ada 75 parsel sayılı taşınmaz yönünden 21.11.2008 havale tarihli dilekçesi ve 22.04.2010 tarihli celsede alınan beyanı ile davasından feragat ettiğinden ve davalılarca da davaya devam edilmesi istenmediğinden 104 ada 75 parsel sayılı taşınmaz hakkında 6100 sayılı HMK’nın 307. vd. maddesi gereğince feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu parselin de satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca dava konusu taşınmazlardan 102 ada 4, 32, 47, 56, 156 ve 174 parsel sayılı, 104 ada 46 parsel sayılı, 105 ada 15 parsel sayılı 107 ada 16, 21, 52 ve 53 parsel sayılı, 110 ada 21 parsel sayılı, 114 ada 37 parsel sayılı, 115 ada 117 ve 131 parsel sayılı, 116 ada 48, 70, 118 ada 4 parsel sayılı taşınmazlarda tapu maliklerinin soyisimleri bulunmadığından davacı tarafa tapu maliklerinin kimlik bilgilerini düzeltmek üzere yetki ve süre verilmeli, bu eksiklik giderilerek taraf teşkili tamamlandıktan sonra 102 ada 6 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte davanın esası incelenerek karara bağlanmalıdır.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; dosya içerisinde dava konusu 104 ada 75 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma evrakları mevcut olmadığından mahkemece öncelikle kamulaştırma evrakları getirtilip kamulaştırma işlemlerinin kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak sonucuna göre işlem yapılması gerekirken bu hususların gözetilmemesi de yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.