YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1738
KARAR NO : 2021/3280
KARAR TARİHİ : 24.02.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM: Mahkumiye
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Oluş ve dosya kapsamına göre; sanığın kimliği tespit edilemeyen iki kişi ile birlikte, katılan …’in evinden hırsızlık yaparak daire kapısını kapattıkları sırada karşı dairede oturan katılan …’ın apartman boşluğuna çıktığında kaçarken gördüğü sanığı sitenin kapısından çıkamadan yakaladığı, katılanın kendisine saldırarak ısıran sanığı etkisiz hale getirdiği, bu sırada olay yerine gelen kolluk tarafından yakalanan sanığın, siteden çıkarılıp götürülürken katılan …’e ait üzerindeki eşyaları demir kapının altına attığın görülmesi üzerine sözkonusu eşyaların muhafaza altına alındığının anlaşılması karşısında; 18.06.2014 günü kabul edilen 6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önce işlenen suç tarihinde, nitelikli yağma suçunu yaptırıma bağlayan, 5237 sayılı TCK’nın 149. maddesinin 1.fıkrasının (d) bendinde “Yol kesmek suretiyle ya da konut veya işyerinde” ibaresine yer verilip, ayrıca “Eklentiden” bahsedilmemesi nedeniyle, suçta ve cezada kanunilik ilkesini düzenleyen 5237 sayılı TCK’nın 2. maddesinin 3. fıkrasındaki “Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.” hükmü uyarınca, eklenti sayılan, site bahçesinde gerçekleştirilen yağma suçunun, 5237 sayılı Yasa’nın 149/1-d bendi kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 148, ve 116/1, 119/1-c maddesi ile uygulama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 307/5 maddesi (1412 sayılı CMUK’un 326/son) gereği sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 24.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.