YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2851
KARAR NO : 2021/2578
KARAR TARİHİ : 17.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26.11.2014 tarih ve 2013/36-2014/643 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, davacıdan aldığı patlayıcı maddelerin bedelini ödemediğini, cari hesap nedeniyle davalı aleyhine başlatılan takibe, davalının, dava dışı 3. kişilerle yapılan sözleşmenin kendisini bağlamadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini, ancak davacının taraf olmadığı sözleşme ilgili hususların sözleşme taraflarıın iç ilişkisine ilişkin olduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir. Davalı şirket temsilcisi duruşmadaki beyanında, taşeron şirket olduklarını, ruhsat sahibi olan Akan Madencilik yerine kendilerinin davalı olarak gösterildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının yasal yevmiye defterlerinin kayıtlarının detaylı tutulmadığı, kayıtların ana hesaplarda takip edildiği, kişi bazında alt hesapların açılmamış olduğu, fatura ve tahsilat kayıtlarının kimlere ait olduğunun takibinin mümkün olmadığı, cari hesaplar yani borçlu ve alacaklıların kimler olduğunun ve tutarlarının ne kadar olduğu gösterilmediğinden yevmiye defterlerinin delil teşkil edemeyeceği, davacı defter kayıt ve belgelerine göre bir alacağının olmadığı, davacının, davalının dava dışı kişi ile ilgili olan taşeron sözleşmesinin tarafı olmadığı, davacının defter ve kayıtlarının davacı lehine delil olarak değerlendirilemeyeceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı kendi defter ve kayıtlarına dayanarak sözkonusu faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini ispatlayamamış ise de, davalının ödeme emrine dair vermiş olduğu 12.11.2012 tarihli itiraz dilekçesinde “yukarıdaki alacaklı firmadan patlayıcı madde alındığı ve borç miktarı doğrudur” demekle ispat yükünü üzerine aldığı görülmekle mahkemece delillerin takdirinde, ispat yükünün tayininde hataya düşülmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.