Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/9631 E. 2021/3112 K. 23.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9631
KARAR NO : 2021/3112
KARAR TARİHİ : 23.02.2021

Mala zarar verme suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2016 tarihli ve 2015/675 esas, 2016/988 sayılı kararının 14/06/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanık tarafından diğer suçlar yönünden kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 02/10/2018 tarihli ve 2017/4864 esas, 2018/12905 karar sayılı ilâmı ile bozma kararı verilmesini takiben, yeniden yapılan yargılama sonucunda hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlâl etme ve mala zarar verme suçları yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-b maddesi uyarınca beraatine ilişkin Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2019 tarihli ve 2018/1085 esas, 2019/113 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 22/10/2020 gün ve 94660652-105-54-15344-2019-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10/11/2020 gün ve 2020/98662 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE;

Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2016 tarihli gerekçeli kararında, adı geçen sanığın isminin … olarak sehven hata yapılmak suretiyle, orijinal hâlinden farklı şekillerde yazılmasının maddî hata temelli yazım hatası olduğu ve mahallinde düzeltilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede,
1) Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2016 tarihli ve 2015/675 esas, 2016/988 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanığın mala zarar verme suçu ile birlikte işlediği iddia olunan hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçlarından hakkında hükmolunan mahkumiyet hükümleri yönünden temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 02/10/2018 tarihli ve 2017/4864 esas, 2018/12905 karar sayılı ilamı ile bozma kararı verilmesini müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçlarını işlediği sabit olmadığından bahisle Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2019 tarihli ve 2018/1085 esas, 2019/113 sayılı kararı ile beraatine karar verildiği görülmekle, Yargıtay 13. Ceza Dairesince beraate konu suçların yanında sanığın önceden mahkûmiyetine karar verilen mala zarar verme suçuna ilişkin hükmün kesin
./..

nitelikli olması nedeniyle temyiz incelemesine konu edilemediği anlaşılmış ise de, mala zarar verme suçunun beraat kararı verilen hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçlarıyla bağlantılı olduğu ve her üç suçun birlikte işlendiğinin iddia edildiği, sanığın mala zarar verme suçunu işlediğine dair de mahkûmiyete yönelik kesin delil elde edilemediği gözetilmeksizin, beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde,
2) Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2019 tarihli ve 2018/1085 esas, 2019/113 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçlarından hakkında hükmolunan mahkumiyet hükümleri yönünden temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 02/10/2018 tarihli ve 2017/4864 esas, 2018/12905 karar sayılı ilamı ile bozma kararı verilmesini müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın atılı hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlâl etme ve mala zarar verme suçlarını işlediği sabit olmadığından bahisle Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2019 tarihli ve 2018/1085 esas, 2019/113 sayılı kararı ile beraatine karar verildiği görülmekle, Yargıtayca inceleme dışı bırakılan mala zarar verme suçu yönünden anılan Mahkemesince inceleme yapılarak beraat kararı verilmesinde, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Uyap sistemi üzerinden alınan nüfus kayıt örneğine göre, Kaymakamlık Makamının 19.10.2018 tarih ve 683 sayılı kararı ile sanığın adının Rüfet iken Rıfat olarak düzeltilmiş olduğu görülmekle bu hususta düzeltme isteyen talebe iştirak edilmemiştir.
I- 2 no’lu kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede;
İnceleme konusu olayda, sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkumiyet, mala zarar verme suçundan ise kesin nitelikte adli para cezasına karar verildiği, kararların temyizi edilmesi üzerine hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarının Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 02/10/2018 tarihli ve 2017/4864 esas, 2018/12905 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, mala zarar verme suçunun ise kesin nitelikte olması nedeniyle 14.06.2016 tarihinde kesinleştiği, bozma kararı üzerine Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2019 tarihli ve 2018/1085 esas, 2019/113 sayılı kararı ile yalnızca hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçları hakkında beraat kararı vermesi ile yetinilmesi gerekirken, mala zarar verme suçundan kurulan hüküm kesinleştiği halde aynı eylem ve suç nedeniyle mükerrer olarak ele alınarak ikinci kez karar verilen hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olması nedeniyle infaz kabiliyetinin bulunmaması ile hukuken varlık kazanmayan bir kararın kanun yararına bozma istemine konu edilmesinin mümkün olmaması karşısında; Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2019 tarihli ve 2018/1085 esas, 2019/113 sayılı hukuki değerden yoksun ve yok hükmündeki kararına yönelik yapılan kanun yararına bozma isteminin CMK’nın 309. maddesi gereğince REDDİNE,

II- 1 no’lu kanun yararına bozma istemine gelince;
Sanığın savunmalarında üzerine atılı suçu işlemediğini, suç tarihinde cezaevinde olduğunu, suça konu eve yaklaşık bir ay önce kalacak yeri olmadığı için yatmak amacıyla bir kez girdiğini yanında arkadaşı …’ın bulunduğunu beyan eden sanık …’ın 07/02/2015 tarihinde atılı suçları işlediğine ilişkin olarak; mağdurun aşamalarda alınan beyanlarında suça konu evde sürekli kalmadığı, suç tarihinden bir ay önce 07/01/2015 tarihinde geldiğinde sanık ve suça sürüklenen çocuk …’i bulduğunu, kalacak yeri olmadığını beyan eden sanık ve suça sürüklenen çocuğu evden herhangi bir şey çalınmadığını anlayarak acıyıp serbest bıraktığı, bir ay sonra yeniden kontrol amacıyla geldiğinde atılı suçların işlendiğini görerek sanığın işlemiş olabileceğini beyanla şikayetçi olması dışında, ayrıca Uyap ekranı üzerinden yapılan sorgulamada sanığın da 21/01/2015 tarihinden 03/03/2015 tarihine kadar Sakarya L tipi Cezaevinde olduğunun anlaşılması nedeniyle kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan kabulü ile sanık … hakkında mala zarar verme suçu yönünden, Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2016 tarihli ve 2015/675 esas, 2016/988 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, sanık …’ın mala zarar verme suçundan BERAATİNE, hükmolunan cezanın ÇEKTİRİLMEMESİNE, 23/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.