Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/835 E. 2020/18940 K. 17.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/835
KARAR NO : 2020/18940
KARAR TARİHİ : 17.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, kişilik haklarının zarara uğradığını iddia ederek, manevi tazminat, kötü niyet tazminatı ve işsizlik ödeneğinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının özel nedenlerini ileri sürerek kendi isteği ile işten ayrıldığını, işçilik alacaklarının tarafına ödendiğini, alacak taleplerinin haksız bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacı işçinin manevi tazminat alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık söz konusudur.
Davacı vekili, davacının Ağustos 2007 tarihinden beri davalı … Sağlık Hizmetleri Ticaret AŞ’ de anestezi teknisyeni olarak görev yaptığını, amiri konumunda olan anestezi doktoru Dr. …’ in çalışanlara karşı kaba ve aşağılayıcı konuşmayı alışkanlık haline getiren biri olduğunu, 26.02.2012 tarihinde aynı birimde yine anestezi teknisyeni olarak çalışan …isimli işçiye de hakarette bulunması üzerine söz konusu işçinin şikayetçi olacağını belirterek davacıdan şahit olmasını istediğini, davacının iş arkadaşının talebine olumlu cevap verdiğini, bu durumu öğrenen anestezi doktoru Dr. …’ in bu defa davacıya yönelik ağır hakaretler sarf ettiğini, olay üzerine yönetimin davacıdan tazminatlarına karşılık istifa dilekçesi aldıklarını bir miktar kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek suretiyle iş akdini feshettiklerini, davacının kendisine hakarette bulunan doktor hakkında şikayetçi olduğunu, açılan dava sonucunda … Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/915 E-2012/2469 K. sayılı ilamı ile doktor hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilip söz konusu kararın da kesinleştiğini,doktorun davalı nezdinde çalışan sıradan bir işçi konumunda olmadığını davacı işçinin amiri konumunda olup amirinin bu tavrı nedeniyle davalı işverenin de sorumlu olduğunu beyanla manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı işveren ise iki çalışan arasında geçen olay nedeniyle hastanenin sorumlu tutulamayacağını bildirmiştir. Mahkeme tarafından manevi tazminat talebi yönünden; olayın davalı şirketle herhangi bir ilgisinin olmadığı,iki çalışan personel arasında gerçekleştiği, diğer bir işçinin eylemi nedeniyle davalı işverenin sorumlu tutulamayacağı gerekçe gösterilerek talebin reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, 4857 sayılı Kanunun 2. maddesi 4. fıkrasında ; işveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denildiği, işveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden dolayı doğrudan işverenin sorumlu olduğu hükme bağlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacıya amiri konumunda ve işveren vekili sıfatıyla hareket eden doktor tarafından hakaret edilmiş olduğu ceza yargılaması neticesinde verilen mahkumiyet kararı ile sabittir. Davacının hakaret nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğradığından ve işveren de yukarıda belirtilen hüküm nedeniyle işveren vekili konumundaki doktorun davacıya karşı yükümlülüklerinden sorumlu olacağından, davacı işçinin manevi tazminat talebinin kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Nitekim, Dairemizin daha önce temyiz incelemesi yapılan 2015/2295 esas 2016/11588 karar sayılı emsal mahiyetteki dosyasından verilen kararı da bu doğrultuda bulunmaktadır.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.