YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2306
KARAR NO : 2021/2247
KARAR TARİHİ : 10.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11.12.2019 tarih ve 2019/622-2019/1078 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 01/01/2013 tarihinde yürürlüğe giren ve üç yıl süreli olan personel taşıma hizmet sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafın hiçbir gerekçe göstermeden 26/06/2013 tarihinden geçerli olmak üzere sözleşmeyi feshettiğini, davacının sözleşmenin süre sonuna kadar ayakta tutulacağı inancı ile harcamalar yaptığını, fesih tarihine kadar 10.079 adet servis hizmeti verildiğini, birim servis maliyetinin 53,19 TL olduğunu her bir servis başına 16,81 TL kâr elde ettiklerini, sözleşmenin süresinden önce fesih edilmesi nedeni ile KDV dahil 199.925,04 TL kazanç kaybı oluştuğunu, servis hizmetinin üç yıl süre ile yapılacağı ön görüldüğü için yeni araç satın alındığını, sözleşmenin erken feshi nedeni ile bir kısım araçlara ihtiyaç kalmadığını, yeni iş de bulamadığı için davacının altı adet aracı piyasa fiyatlarının altında satarak 116.103,00 TL zarar ettiğini, sözleşmenin düzenlenmesi sırasında ayrıca 20.334,60 TL damga vergisi ödendiğini ileri sürerek 336.731,34 TL maddi tazminat ile 500.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline bir ay önceden haber vermek koşulu ile gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi tek yanlı fesih hakkı tanıdığını, bu sözleşme hükmüne dayanarak sözleşmede belirtilen süreye uyularak sözleşmenin feshedildiğini, davacının yüksek fiyat önerdiğini, zor durumda kalınması nedeni ile sözleşmenin imzalandığını, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; sözleşmenin kurulması için yapılan giderlerden olan damga vergisi menfi zarar kapsamında olduğundan davacının damga vergisini talep edemeyeceği, davacı tarafça yeni araçlar satın alınarak, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca taşıma yaptığı, sözleşmenin feshi nedeni ile zararın artmaması, yeni iş de bulunamaması nedeni ile davacının altı adet aracını zorunlu olarak piyasa değerinin altında sattığı iddiasının ispatlanamadığı, sözleşmenin 8.2 maddesindeki düzenlemeye dayanılarak tek yanlı fesih işlemi yapılmasının hakkın kötüye kullanılması olarak kabul edildiği ve davacının 186.594,66 TL kazanç kaybı zararının oluştuğu, manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kararın Yargıtay ilamı ile kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davacının manevi tazminat talebinin reddine ilişkin mahkemenin 25/11/2015 tarihli, 2014/1484 E., 2015/1563 K. sayılı ilamı kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 186.594,66 TL kazanç kaybı tazminatının 18/07/2013 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 9.505,31 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 10/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.