YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1905
KARAR NO : 2021/5624
KARAR TARİHİ : 22.03.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, düşme
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet Savcısı, sanık müdafii
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan kurulan düşme hükmünün incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelemesine gelince;
Yağma eyleminin tamamlandığı gözetilmeden TCK’nın 35/2. maddesiyle uygulama yapılarak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan kurulan düşme hükmü uyarınca; sanık hakkında TCK’nın 149/1. maddesinin (a) ve (c) bentlerinin yanı sıra (f) ve (g) bentlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, olayda birden fazla bendin ihlal edilmesi, gösterilen teşdit gerekçesi ve olaya uyan hukuki normların niteliği ile sanık hakkında tayin olunan temel ceza arasında bir nispetsizlik görülmediği anlaşılmakla, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından ‘‘5237 sayılı TCK’nın 149/1. maddesinin (f) ve (g) bentlerinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.03.2021 tarihinde üye …’in muhalefetiyle oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
Sanık müştekiyi çok eskiden tanısa da yıllardır görmediğini farklı bir şehirde oturduğunu diğer sanıkların beyanlarında da geçmediği dikkate alınarak müştekinin sadece isim vermesi üzerinde herhangi bir teşhis yaptırılmadan müştekinin bahsettiği kişinin bizim sanığımız olup olmadığı yönünde hiçbir araştırma yaptırmadan mahkumiyet kurulması hatalıdır. Sanık ile müştekinin yüzleştirilmesi veya kullandığı telefonların HTS raporlarının getirtilmesi ve sanığın bağlantısının bulunması halinde hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik inceleme ile şüpheden sanık yararlanır kuralı gereğince şüphe giderilememiş ise sanığın faydalandırılması kuralına itibar edilerek, karar eksik inceleme nedeniyle bozulmalı ya da şüpheden sanık yararlanır kuralı gereği beraat kararı verilmeli idi.
Bu nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.