Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/11046 E. 2013/14494 K. 15.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11046
KARAR NO : 2013/14494
KARAR TARİHİ : 15.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.01.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, tapu tahsis belgesi gereğince müvekkilinin gecekondusunun bulunduğu 307 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tahsis edilmesi gerekirken yanlışlıkla 307 ada 26 parsel sayılı taşınmazın 187 m2’sinin müvekkiline tahsis edildiğini ileri sürerek müvekkiline ait tapu kaydının “307 ada 4 sayılı parsel” ve alanının da 187 m2 olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, kayıtlarda bir hata bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 307 ada 4 parsel sayılı taşınmaz yerine tahsisli gecekondusunun bulunduğu 307 ada 26 parsel sayılı taşınmazın tapusunu aldığı, davacının iki katlı binasının bulunduğu davalı idare adına kayıtlı 307 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 120 m2’sinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, buna karşılık 307 ada 26 sayılı parselin davacı adına kayıtlı 120 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile 120/143 hisse oranıyla davalı idare adına tescili ile geriye kalan 23/143 hissenin davacı adına bırakılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir.
Somut olaya gelince; dosya içerisindeki 04.10.1993 tarihli ve 4038 yevmiye no’lu tapu tahsis belgesi ile davacıya 66 m2 yerin tahsis edildiği ve davacının gecekondusunun da üzerinde bulunduğu 307 ada 26 sayılı imar parselinin davacı adına müstakilen tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, tescil işlemlerinde hata olduğunu, bu nedenle parsel numaralarının yanlış yazıldığını komşu 307 ada 4 parsel sayılı taşınmazın adına tahsis edildiğini ileri sürerek bu davayı açmıştır. Ancak yine dosya içerisindeki bilirkişi rapor ve krokileri ile tüm dosya kapsamından tahsisen tescil işlemlerinde bir yanlışlık olmadığı, davacıya dayanağı tapu tahsis belgesi gereğince verilmesi gereken yerin adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.