YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3658
KARAR NO : 2021/1694
KARAR TARİHİ : 24.02.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.03.2019 tarih ve 2019/39 E. – 2019/362 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalıya mobilya siparişi verdiğini ve 16.09.2011 tarihinde 50.000,00 TL’yi avans olarak gönderdiğini, dekonta açıklama olarak “mobilyaya istinaden borç” yazdırdığını, davalının bu bedeli almasına rağmen davacıya mal teslim edilmediğini, avans olarak almış olduğu parayı da iade etmediğini belirterek davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itirazın iptaline ve davalı aleyhine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının dava dışı Proma Orm. Ür. Ltd. Şti’ye bir kısım mobilya işleri yaptığını ve bu iş karşılığı 30.08.2011 tarihli 75.000,00 TL bedelli çek aldığını, çekin lehtarının davacı Yeni Ünsa Ltd. Şti. olduğunu, çekte başka cirantalar da olduğunu, davalı tarafından bankaya ibraz edilen çekin karşılıksız çıktığını ve arkasının 08.09.2011’de yazdırıldığını, davacının davalıya icra takibi yapmamasını, şimdilik 50.000,00 TL’yi göndereceğini söyleyerek takibe konu 16.09.2011 tarihli 50.000,00 TL’lik banka havalesini gönderdiğini, paranın geri kalanı için dava dışı Proma Orm. Ür. Ltd. Şti.’nin çeşitli tarihli bonolar verdiğini, davacının dekonta yazdığı açıklamanın hileden ibaret olduğunu savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, kural olarak banka yoluyla yapılan havale şeklindeki ödemenin aksi kanıtlanmadığı sürece bir borcun tediyesi amacıyla yapıldığı, aksi iddianın yazılı belgeyle ispatı gerektiği, 16.9.2011 tarihli EFT ödemesinde 50.000,00 TL’nin ‘mobilyaya istinaden borç’ açıklaması ile yatırıldığı, davalının sunduğu çek metninde 30.08.2011 tarihli 75.000,00 TL bedelli çekte davacının lehtar, davalının ise dava dışı şirket tarafından yapılan ciro yoluyla hamil konumunda olduğu, davacının ciro imzası ve kaşesi yanında ” bu çekle 50.000.- TL ödenmiş geriye 25.000.- TL kalmıştır” şerhinin düşüldüğü, havalenin açıkca avans ya da peşinat şeklinde kaydının olmadığı, havale tarihinden önce 08.09.2011 tarihinde bankaya ibraz edilen 75.000,00 TL bedelli çeke yönelik bir ödeme olduğunun anlaşıldığı, davacının iddiasını yazılı belgeyle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki sözlü anlaşma gereği avans olarak davalıya banka kanalıyla gönderilen havale karşılığı mal teslim edilmediği gibi paranın da iade edilmediği iddiasıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.